C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

Rheticus, Osmanlı’nın çökeceğini öngördü mü?

Sene 1540. Copernicus henüz eserini yayınlayıp yayınlamama konusunda bir karar vermiş değil. İlk ve tek öğrencisi olan G. J. Rheticus, Narratio Prima adlı bir ön-bildirim yazısı kaleme alıp, ilk hocası olan John Schöner’e yolluyor. Mektup tarzında olan bu yazısı, bilim tarihinde Copernicus’un dev eserini müjdeleyen tek metin olması açısından önem kazanıyor. Copernicus’un yazmalarına bakıp öğrendiklerini, J. Schöner’e astronomi diliyle aktarırken, bir yerde durup astrolojiye kayıyor ve “addam et vaticinium aliquod” diyerek bir kehanet aktarıyor. Rheticus’un bu ifadeden sonra yazdıkları gerçekten şaşırtıcı. Copernicus’tan sonra yaşamış olan büyük astronom Kepler’in de para kazanmak için astrolojiyle uğraştığını ve kendisine bunun sebebini soranlara “Dilencilik etmektense, yıldız falı hazırlamak daha iyi. Astroloji, astronominin gayrı-meşru kızıdır. Kızın, ölmek üzere olan annesini beslemesinden daha doğal ne var ki?” dediğini biliyoruz.

O böylece tarihin vicdanı önünde kendini -bir nevi- aklamış olur. Rheticus’un da astronomik bilginin arasına astrolojiyi karıştırmış olmasına şaşırmıyorum bu yüzden; kimbilir kendince ne gibi gerekçeleri vardı!

Aşağıda, ilgili kısmın benim tarafımdan yapılmış taze çevirisini sunacağım. Kehanetin içeriği gerçekten ilginç; bir imperium olarak gördüğü İslamiyetin (kast edilen tabii ki, Osmanlıdır) çöküşünü dışmerkezlilikle (eccentricitas) açıklıyor. Astronomi verisiyle, yeryüzündeki krallıkların tarihi arasında bir ilişki görüyor. Bunu da, müslümanların egemenliğinden bunalmış Hıristiyan Avrupa’ya müjde olarak sunuyor gibidir. Burada akla şöyle bir soru geliyor:
Peki, Copernicus da, Rheticus’unkine benzer görüşlere sahip miydi?
Eldeki metinler buna ilişkin bilgi vermiyor. Commentariolus‘un (1510’lar) ve De Revolutionibus‘un (1543) içerdiği kuru astronomi bilgisi, Copernicus’un astrolojiyle ilgilenip ilgilenmediğini ya da İslam’la ilgili ne düşündüğünü anlaşılır kılmıyor. Acaba eserinin yayınlanıp yayınlanmaması konusunda şüpheleri olan Copernicus’un, eserini tanıtan böyle bir yazının içeriğiyle ilgili öğrencisinden bilgi almış olması gerekmez mi? Ya da Rheticus, en azından hocasıyla bu konuları konuşmuş olamaz mı? İşte bunları bilmiyoruz. Bütün hayatı kilisede ve kilise için çalışarak geçmiş Copernicus’un, Kardinallerle olan yakınlığı ve Papa’ya yazdığı mektuptaki “biat etmiş” tavrı onun da İslam’ın bir gün çökeceğini düşündüğünü gösterebilir; ancak bu, tümüyle spekülatif bir çıkarımdır.
Buradan hareketle tek bilebildiğimiz, bu dönemde (1500-1600 arası) astrolojinin astronomiden daha fazla para getirdiği ve göğe meraklı kişiler arasında daha yaygın bir “ilim” olarak görüldüğüdür. Ancak yine de bu devirdeki her astronomun astrolojiye iyi gözle baktığını da söyleyemeyiz. Dönemin astronomlarından Christopher Rothmann, Tycho Brahe’ye yazdığı mektupta (Tychonis Brahe opera omnia, ed. Dreyer, vi. 160.28-29) “Güneş’in dışmerkezliliğindeki ne gibi bir değişiklik, imparatorluklarda değişime sebep olabilir ki?” retorik sorusuyla Rheticus’u tenkit eder.

En nihayetinde Rheticus’un Narratio Prima‘sından ilgili kısmı paylaşayım:

Bir kehanet ekleyeceğim. Dışmerkezlinin merkezi, küçük çemberde özel bir noktada bulunduğunda, bütün krallıkların henüz kuruluş aşamasında olduğunu görüyoruz. Buna uygun olarak, Güneş’in dışmerkezliliği en yüksek seviyedeyken, Roma devleti imparatorluğa dönüştü; dışmerkezlilik daraldıkça Roma da zayıfladı ve yaşlanarak çöktü. Dışmerkezlilik sınırına ve ortalama değerin çeyreğine varınca, Muhammedî inanç ortaya çıktı; dışmerkezlilikteki değişim gibi, başka büyük bir imparatorluk meydana geldi ve hızla yükseldi. Şu andan itibaren yüz yıl içinde, dışmerkezlilik en düşük seviyeye inecek; bu imparatorluk da devrini tamamlamış olacak. Bizim zamanımızda bu imparatorluk zirvede bulunuyor ve yine Tanrı izin verirse, aynı hızda büyük bir gürültüyle yıkılacak. Dışmerkezli düzen, ortalama değerin diğer sınırına vardığında gelecek olan efendimiz Mesih İsa’yı özlemle bekliyoruz; zira bu, dünyanın yaratımındaki konumdur. Bu hesap, bu dünyanın ancak 6000 yıl dayanabileceğini Tanrısal ilhamla söyleyen İlyas peygamberin söylediğinden farklı bir sonuca varmıyor; bu süre boyunca neredeyse iki devinim tamamlandı. O hâlde anlaşılıyor ki, bu küçük çember, Feleğin çemberiyle aynı hakikate uyuyor; bu çemberin dönmesiyle dünya krallığı doğuyor ve değişime uğruyor. Öyle ki tüm dünya tarihindeki en önemli değişiklikler bu minvalde, bu çemberde yazıldığınca gerçekleşti. Dahası, yakında, Tanrı izin verirse, sizin dudaklarınızdan; önemli kavuşumlardan (coniunctiones) ve diğer belirgin alâmetlerden bunun nasıl çıkarılabildiğini, bu imparatorlukların nasıl bir niteliğe yazgılı olduğunu ve onları yöneten yasaların adil mi yoksa baskıcı mı olduğunu dinleyeceğim.” (Çev. C. Cengiz Çevik)


Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: