Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

Progressus… Ama nereye doğru? (Bir Leibniz cümlesi)

Malumunuz, Koselleck okuyorum. Türkçe çevirisindeki Latince ifadelerin çevirilerinde sorunlar olabiliyor, hatta evvelce “Çeviren notu res publica’yı tanımlayamıyor mu?” başlıklı yazıda bir çeviren notunu da eleştirmiştim. (Doğal şeyler bunlar, “lan gardaş bu nasıl yara” dememek lazım.) Burada da bir cümlenin çevirisinden bahsedeceğim.

“Kavramların zamansallaştırılması” başlıklı bölümde (s.77’den itibaren) “ilerleme” anlamını ifade eden profectus, progressio ve progressus gibi terimler üzerinde durulurken, bir yerde Leibniz’den bir alıntı yapılıyor: progressus est in infinitum perfectionis. Türkçe çevirisi parantez içinde verilmiş: Mükemmelliğin sonsuza doğru bir ilerleyişi vardır. (Bkz. s.78)

Öncelikle Latincesini de tam aktaramamışlar (teyit), es değil est olacak, zira gramer olarak burada esse‘nin ikinci değil üçüncü tekil kişisi kullanılmalıdır, ki orjinalinde de öyledir, teyit için şuraya bakın. Burada ve genel olarak est‘in “vardır” olarak çevrilebileceğini kabul etmekle birlikte, cümlede kast edilenin nominativus / özne haldeki iki şeyi “eşitleme” olduğunu, ancak eşitlemedeki ikinci nominativus‘un gizli bir aliquis (bir şey) olarak var olduğunu söylemeliyim. Demem o ki, cümle bize progressus‘un bir şey olduğunu söylüyor ama ne? Progressus bu noktada semantik kimliğinden ötürü ikinci nominativus’u gereksiz kılıyor, zira terimin anlamı “ilerleme”, dolayısıyla ilerleme eyleminin ileriye doğru (pro-) yönelimsel yapısı, terimle birlikte kullanılan yönün yazılmasını yeterli kılıyor. Başka deyişle, ilerlemenin nereye doğru olduğunu yazmak yeterlidir, ki cümlede olan budur.

Latincede in + accusativus yön bildirir, “nereye” sorusuna cevap verir. Bu cümlede de in infinitum perfectionis ifadesiyle yön bildirilmiş oluyor, Türkçesiyle: “…kusursuzluğun sonsuzluğuna doğru.” En nihayetinde cümlenin çevirisi de: “İlerleme kusursuzluğun sonsuzluğuna doğrudur” oluyor. Yukarıda da söylediğim gibi burada gizli bir aliquis varmış gibi de düşünebiliriz, demem o ki kast edilen: “İlerleme kusursuzluğun sonsuzluğuna doğru olan bir şeydir.” Ancak ilk verdiğim çeviri de, progressus’un bahsettiğim semantik kimliğinden ötürü yeterlidir. Ayrıca “ilerleme” yerine “ilerleyiş” de kullanılabilir ve belki de bu kulağa daha iyi gelir, bilemiyorum, tercih sizin.

Kitaptaki “Mükemmelliğin sonsuza doğru bir ilerleyişi vardır” çevirisinin yanlışlığı açık ama yine de kısaca açıklayayım: Bir kere bu çeviride nominativus doğru bir şekilde “ilerleyiş” olmasına rağmen, bu terim “mükemmellik” kavramına eklemlenerek, cümleyi, son kertede ilerleyenin mükemellik olduğunu bildiren bir yapıya büründürmüş. Oysa ilerleyen (eylem sahibi olan) mükemmellik değildir, burada ilerleme kendi başına bir eylem olarak sunulur ve herhangi bir şeye eklemlenebilir. Kaldı ki grammatikal syntaks açısından da kitaptaki çevirinin yanlış olduğu kanıtlanabilir, zira “sonsuzluk” (infinitus) “kusursuzluk” (perfectionis) ile birlikte gidiyor, dolayısıyla genetivus / -in halindeki kelimeye yani perfectionis‘e bağlanmış olan kelime, yanındaki infinitum‘dur. O halde burada sonsuzluğundan bahsedilen, görüldüğü üzere, kusursuzluktur.

Peki, Leibniz bu cümleyle bize ne anlatmak istiyor? Koselleck’in de aynı yerde bildirdiği gibi, evrenin asla mükemmelliğe, olgunluğa ulaşamayacağını ve mükemmellik hedefinin en iyiyi ararken gidilen yolda olduğunu söylemek istiyor. Bu arada kitapta “mükemmellik” olarak çevrilen perfectio için “kusursuzluk” terimini tercih etmiş olmam bir sorun teşkil etmiyor, zira Arapçadan gelen [مكمّل] “mükemmel” de son kertede “kusursuz” anlamındadır: Perfectio için ikisi de kullanılabilir. Bu arada perficio da per + facere birleşiminden oluşuyor, per– “bir süre boyunca” sürme halini, facere ise “tamamlama” eylemini ifade ediyor, yani bir süre boyunca devam edilmiş ve sonunda tamamlanmışsa, artık ne eklemek, ne de çıkarmak mümkünse, işte biz bu duruma perfectio diyoruz. Belki Leibniz’in kabulünü Koselleck’in okumasıyla değerlendirirken, “en iyi”yi değil de, “kusursuzluğu” aramaktan söz etmeliyiz, zira “kusursuzluk” “en iyi” değil, -muhakkak bir iyi varsa- “tek iyi”dir, zira “tamamlanmış” olmasından ötürü “rakipsiz” demektir, oysa “en iyi”nin rakipleri vardır: “en iyi olmayanlar”.

One comment on “Progressus… Ama nereye doğru? (Bir Leibniz cümlesi)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Bilgi

This entry was posted on 16/03/2014 by in Felsefe - bilim, Genel and tagged , , , , .
%d blogcu bunu beğendi: