Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

(pdf) Etrüsk kültürünün Roma üzerindeki etkisi üzerine kısa bir tez

Roma’nın krallık devrinde Etrüsk unsurunun kendisini göstermesiyle birlikte Yunan kültürünün etkisi de belirir. R. A. L. Fell’in deyişiyle (Etruria and Rome, Cambridge University Press, 2013, s.47), Etrüskler Yunan kültürünün Roma’ya sızmasında aracı olmuştur. Bu iki farklı kültür arasındaki etkileşim, bilhassa güney Etruria’daki deniz kıyısı kentlerde görülen Yunan ticareti sayesinde gelişmiştir.

Etruscan_paintingCicero da bu etkileşimin, sonunda Roma’yı da etkilemiş olan sonucundan bahseder. De Re Publica 2.34’te Corinthuslu Demaratus’un tiran Cypselus’a katlanamayıp yurdundan kaçtığını, Etruria’nın en zengin kenti olan Tarquinii’ye geldiğini söyler: Demaratus burada evlendiği Etrurialı bir kadından olan iki çocuğunu Yunan disipliniyle eğitir. Oğullarından biri, Ancus Marcius’tan sonra Roma’nın kralı olan L. Tarquinius Priscus’tur. Roma tarihinin ilk Tarquinius’u olan bu kralla birlikte krallık yönetimi, halk tarafından sona erdirilene dek, Etrüsklere geçmiş olur. Gerek L. Tarquinius Priscus’un eğitimi, gerek Roma’ya “çok yoğun bir şekilde akmış olan ilim ve eğitim ırmağı” (De Re Publica. 2.34: abundantissimus amnis illarum disciplinarum et artium) Yunan kültüründen kaynaklanıyorsa, bu durumda Roma’nın idaresi önemli ölçüde Yunan kültürüne ve onun Etrüsk yorumuna teslim olmuş demektir.

“A Brief History by the Victor: Roman Portrayal of Etruscan Influences” başlı tezinde bu konuyu irdeleyen MaryLee Franks yirmi birinci yüzyılda yaşamış olan Roma tarihçilerinin Roma medeniyetinin, hangi unsurlarını Etrüsklere borçlu olduğunu tartışmakta olduğunu belirtir ve kendi kanaati olarak Roma’nın neredeyse her alanda Etrüsklere çok şey borçlu olduğunu söyler. Ancak tezinde temel olarak iki tarihçinin görüşleri üzerinde durur: İlk tarihçi olan T. J. Cornell (The Beginnings of Rome: Italy and Rome from the Bronze Age to the Punic War [c.1000-264BC], New York, 1995) Roma’nın kozmopolitliğine dikkat çeker. Ona göre Etrüskler de bu çokkültürlü ortamın bir unsurudur. Tarquinius hanedanı, tarihçiye göre, Etrüsk olduğu için değil, başlarındaki son kral Tarquinius Superbus bir tiran olduğu için kovulmuştur.  Tarihçi argümanını savunmak için edebî kaynakların da Tarquinius’tan Etrüsk olduğu için nefret edildiği yönünde genel bir eğilim barındırmadığını hatırlatır. Dahası tarihçi, hanedanın Roma’dan kovulmasına neden olan Tarquinius Superbus’un dedesi olan L. Tarquinius Priscus’un yukarıda bahsettiğim Yunan kökenine de dikkat çeker.

İkinci tarihçi R. Bloch’tur. Ona göre (“Livy’s Use of Etruscan Sources”, Çev. A. Bergens, Bucknell Review, 25, s.9-25) Tarquinius’lar gerek çağdaşları, gerekse sonraki dönemde yaşamış olan Romalılar tarafından Etrüsk olarak düşünülüp “öteki”leştirilmemişse de, Etrüsklerin kendilerini öyle düşünmüş olduklarına dair inandırıcı deliller vardır. Örneğin geleneğin aktarımına göre, Etrüskler Tarquinius’lar kovulduktan sonra bile, bir zamanlar Roma’yı içlerinden birilerinin (bir ailenin) yönettiğini düşünerek övünmüş (bu onlara güzel görünmüş: Livius 2.6.4: pulchrum videbatur suos Romae regnare) ve son kralın krallık onurunu korumaya meyletmiştir.

MaryLee Franks işte bu iki görüşü tartışıyor tezinde. İlginizi çeker mi? Pdf’ini paylaşıyorum tezin: http://goo.gl/0TyNr8

Görüşümü ise kısaca paylaşayım: Zaman içinde Etrüsk kültürünün gözle görülür, ayırt edilebilir bir şekilde kaybolması (örneğin dilinin ortadan kalkması) düşünülürse ve buna cumhuriyet dönemindeki Romalıların avamda ve entelektüel düzeyde krallıktan duyduğu nefret eklenirse, anti-monarşiyle kimliklenen Etrüsk karşıtlığının kozmopolitlikten kaynaklanan doğal ve siyasî/sosyokoltürel uzlaşımı baskıladığı varsayılabilir. (Bu yüzden Cicero krallık algısını belirleyenin bir kral olduğunu ve tek bir kralın yaptıklarının tüm krallık yöntemine atfedilemeyeceğini kanıtlamaya çalışır De Re Publica‘nın ikinci kitabında.) Ancak başka eserlerde de tartışılageldiği gibi, Etrüsk kültürü bilhassa dinî anlayış ve kurumlar bakımından Roma’yı bir hayli etkilemiştir. Seneca’nın (imparatorluk döneminde) Naturales Quaestiones‘te ısrarla vurguladığı, inanç ritüellerindeki Etrüsk-Roma karşıtlığı, biraz günümüzdeki reformist görünen müslümanların geleneğe getirdiği “gerçek İslam bu değil” eleştirisini hatırlatıyor. Bağnaz düşünceleri Etrüsklere iteleyip, Stoa temelli, rasyonel bir tanrı ve din anlayışı oturtmaya çalışan Seneca, tıpkı Cicero’nun De Divinatione‘de yaptığı gibi, kehanet sistematiğini teolojik ve siyasî açıdan tartışmaya açıyor. Özetle Roma kültürünü eski, bağnaz Etrüsk kültüründen soyutlayıp özünde doğru ve akılcı bir sistem olarak tanımlıyor, ataların erdemini yüceltiyor.

En nihayetinde Cornell ve Bloch’un bir sentezini aramak gerekiyor, kanaatim bu. Doğru, Etrüsk kültürü silindi ama Roma kültürüne karışarak ve onu bizim bildiğimiz haline getirerek silindi. Yine de silinmiş mi sayılmalı? Tartışalım elbette.

3 comments on “(pdf) Etrüsk kültürünün Roma üzerindeki etkisi üzerine kısa bir tez

  1. Hilmi Demir
    05/02/2014

    Hocam Mehmet Bayraktar hocanın saka türklerinin felsefeye katkısı hakkında ne düşünüyorsunuz http://www.mehmetbayrakdar.com/tag/mehmet-bayraktar/

    • jimi the kewl
      06/02/2014

      Merhaba

      Kitabı henüz okumadım, inceleme imkanı bulunca, üzerine konuşuruz.

      Sevgiler, saygılar

  2. Anonim
    25/08/2017

    Şüphesiz , Etrüsk (Rasenna) kültürü Roma kültürü üzerinde önemli bir etki yaratmış. Aynı zamanda Etrüskler, bütün bir yarımadayı sahip oldukları medeniyetten hissedar etmişler. Roma konumundan dolayı bu mirastan en önemli payı almıştır. Etrüskler olmadan Roma’yı anlamak imkansız. Muhtemelki, Augustus dönemi Romalılaştırma çabaları Etrüskler’den kalan pek çok eseri yok etmiş.

    Son kralı kovanlar içinde L. Tarquinius Collatinus’un da olduğunu hesaba katarsak burada basit bir yönetim şekli çatışmasından ziyade kim yönetecek savaşı verilmiş olma ihtimali yüksek. Diğer taraftan son kralın öldürülmesi yerine sürgün edilmesinin sebebi ya Collatinus’tan ya da Veii’nin gücünden dolayı olsa gerek. Kaldıki Roma’da krallığı kuran Etrüskler değil, bizzatihi Romulustur. Bu arada, Roma tarihini anlamak için Roma Sabin ilişkisini de gözardı etmemek gerek kanaatindeyim. Tabiricaiz ise Roma Etrüsk ilişkisini günümüz Batı ve Doğu ilişkisine benzetebiliriz: Batıdan nefret edilmesine rağmen ondan da vazgeçilmiyor. Batı bugün kılık kıyafetten yeme içmeye kadar her şeyde hakim.
    Halil Demirci’nin ( Roma Tarihi c. 1, TTK) tezini ele alacak olursak Roma’nın Alba Longa tarafından Etrüsk yayılmacılığına karşı kurulmuş olabileceğini söylemek pekala mümkün, ama Etrüsk askerî ve siyasi hakimiyeti bölgeye gelmeden önce dinî ve iktiadî etkisinin geldiğini Sabinlerin Etrüsk menşeyli Tanrılara taptığından anlıyoruz. Etrüsk kültürü menşei ve akibeti itibariyle daha çok tartışmaya sebep olacak gibi duruyor.
    Değinmek istediğim bir diğer husus ise: Etrüsklerin Türk en azından Orta Asya kökenli olduğu tezi Türkiye’de dile getirilmesine rağmen (bk. 2 Türk Tarih Kongresi, ) Türkiye’de Etrüsklerle ilgili adam akıllı bir çalışmanın yapılmaması çok garip bir durum. Bu konu üzerinde bilhassa biz tarihçiler (eskiçağ) durmalıyız
    “Aşırı hamaset hamâkata sebebiyet verir”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: