C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

“Laikçi” terimi üzerine mini kargaşa

Tarihçi Ayşe Hür twiter’da birilerine “Önce Fransız tipi katı laikler ‘laikçi’ diye etiketlendi, sonra ‘laikçi’ yerine ‘laikler’ denmeye başladı, şimdi de ‘laikler=darbeci’ oldu.” eleştirisini getirince, kullanıcı adı @onatcetin olan bir arkadaşımız da Hür’ün evvelce “laikçi” terimini kullandığını gösteren bir link paylaşmış. Seyri şuradan izleyin: http://goo.gl/zeAqjp

Daha sonra Hür açıklama yapma gereğini hissederek şöyle demiş:

Birinci adım doğru çünkü Fransızca’da ‘laik’ ve ‘laikçi’ ayrımı var. Uygulamada da var. İkinci ve üçüncü adımlara itiraz ediyorum. Kaynak

Ben de bunun üzerine şunu sordum:

Fransızcada laik ve laikçi için kullanılan terimleri yazar mısınız? Kaynak

Bunun üzerine Hür Sami Selçuk’un bir yazısının linkini gönderdi laik ve laikçilik üzerine. (kaynak) Ben de kendisine 140 karakterlik bir açıklama yetmeyeceğinden blogumda cevap vereceğimi söyledim, Hür de “@jimithekewl Sami Selçuk Laisizmi, laikliği ideoloji haline getirenler için kullanıyor. Elbette zatıalinizin yanında Selçuk kim ki?” diyerek ironi yapmış ve beni üstü örtülü olarak küçümsemiş. (Kaynak)

Şimdi işin o dedi bu dedi kısmını bırakıp, öze yani şu “laikçi” terimine geleyim.

Türkçedeki laik terimi Yunancadaki λᾱϊκός (laikos) ve -onun transliterasyon kuralları / gramer yapısı çerçevesinde Latin alfabesine aktarılmış haliyle- Latincedeki laicus teriminden gelir. Yunancada λᾱός (laos) halk anlamındadır ve yine Yunancada -ϊκός (-ikos) sonekiden aitlik sıfatı türetilir, dolayısıyla λᾱϊκός halka özgü/ait anlamındadır. Latinceye de -ϊκός soneki aynı manayı vererek –icus şeklinde geçmiştir, dolayısıyla laicus da halka özgü/ait anlamındadır.

icus soneki modern dillere de geçmiştir, örneğin arkaik İngilizcede –ick, –ike ve hatta –ique şeklinde kullanılan bu sonek, özellikle de 16. yüzyıldan itibaren (bilhassa kimya dilinde) –ic‘e dönüşmüştür. Örneğin Latincedeki classicus, İngilizcede classic‘tir, domesticus domestic, aquaticus aquatic‘tir. Fransızcada ise Latincedeki –icus, İngilizcedeki –ic sonekinin karşılığı –ique‘dir, örneğin Latincedeki classicus, Fransızcada classique, domesticus da domestique‘tir. Anlam ise değişmez, yine Latincedeki –icus gibi, –ique soneki de özgülük/aitlik anlamı verir.

Şimdi gelelim, Hür’ün Fransızcada hem “laik”, hem de “laikçi” anlamına gelen iki farklı terim olduğu idddiasına.

Fransızcada laique, laicus gibi ilkin “halka özgü/ait” anlamında olup, ikinci olarak seküler anlamındadır, yani dünyevî olan. Şimdi “laikçi” terimine gelelim: Sami Selçuk’un yazısının ilgili kısmında şöyle deniyor:

“Özetle, kimi yerli ve çoğu yabancı yazarlar, laisizmi, “laikçilik” (Nur Vergin, Ayşe Kadıoğlu, M. Türköne, M. A. Kılıçbay, A. Arslan Kemal Gözler), “otoriter, sözde, baskıcı laiklik” (Erdoğan), “laikleştirmecilik” (Selçuk, Arkoun), “militan laiklik” Abel, Mehmet Turgut, Lachaume, Duron-Prinborgne, s.126), “laiklik taklidi” (Başgil), “Jakoben laiklik” Mardin), Kilise’nin bir ortağı değil, “her zaman korkulan bir rakibi”, “sapık öğreti” (Magnin gibi, 1930) olarak karşılamış ve değerlendirmişlerdir. Konunun meraklısına 2000 tarihli yargı yılı açış konuşmamı ve buradaki kaynakları salık veririm. (Sami Selçuk, Özlenen Demokratik Türkiye, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 2000, s. 79 vd.) Görülüyor ki, bu başkalığa ülkemizde daha önceleri de değinilmişti. Ben ise ilk kez on iki yıl önce ‘Milliyet’te çıkan bir dizi yazımda dokunmuş, “laisizm” terimini, ideolojik yönünü gözeterek, “laikleştirmecilik”diye Türkçeleştirmiştim. (Laiklik/sivil toplum/homo democraticus, Milliyet, 12-15 Mart 1994) Yazı sonradan kitaba dönüşmüştü. Daha sonraları, “laikçilik” terimini, Türk yazarlarının çoğunluğunca benimsendiğini görünce ben de kullanmaya başlamıştım. Ne var ki, 6 Eylül 1999 yargı yılı açış konuşmamda laikçilik terimini aslıyla birlikte kullanınca Türkiye’de kıyamet koptu. Bir bakıma iyi de oldu. Toplumumuzdaki hastalıkları, eksiklikleri anlama / tanıma fırsatı verdi.” (Kaynak)

Alıntıda geçen kaynaklardan anlaşıldığı üzere laikçilik olarak Türkçeleştirilen bir terim var (laisizm ya da Selçuk bahsetmediyse de Fransızcasıyla laïcisme) ama Fransızcada yine de Selçuk’un bahsettiği bir Türkçede uydurulan laikçi‘ye denk düşecek başka bir terim yok. Buradaki –izm (Fransızcasıyla –isme, İngilizcesiyle -ism) soneki Yunancadaki -ισµός, Latincedeki –ismus soneklerinden geliyor, eklemlendiği yapıya kattığı anlam ise tamamlanmış olsun ya da olmasın bir eylemin, olgunun oluş durumuna / sürecine atıf şeklindedir. Türkçe düşünürsek: Laik “halka özgü/ait olan = dünyevî olan” anlamındaysa, -yine Türkçede- laisizm “dünyevî olma durumu”na atıf içerir. Bununla birlikte Kemal-izm’in, “<Mustafa> Kemal’in ilkelerinin kavramsal bütünlüğü” (= Kemal’in ideolojisi) anlamına gelmesi gibi, laisizm de siyasî anlamda dünyevîlik ilkesinin ideolojik bütünlüğü ve din ile devlet işlerinin ayrılması (yani kamu kurumlarının dinsel ilkelere göre yönetilmeyip sadece dünyevî ilkelere ve ihtiyaçlara, objektif ölçülere göre yönetilmesi) durumuna atıf içerir. Ancak burada laikçi terimiyle ilgili bir problem ortaya çıkıyor: Nasıl ki Kemalizm’i (= Kemalcilik) benimseyenlere Kemalist (=Kemalci) deniyorsa, laisizmi benimseyenler için de İngilizce ve Fransızca düşünürsek laicist ya da laiciste gibi bir terim olmalıydı ki, biz onu laikçi diye çevirebilelim. Böyle bir terim İngilizcede ya da Fransızcada kendisine kullanım alanı bulamamış, bazı çağdaş makalelerde ve kitaplarda laicist terimini gördüm, ancak buralardaki yazıların çoğu Türkler tarafından yazılmış ya da Türkiye’de yapılan -Hür’ün bahsettiği- ayrıma binaen terim olarak kullanılmış! (Bkz. http://goo.gl/kvH3d5, ikinci duruma örnek olarak bkz. E. S. Hurd, The Politics of Secularism in International Relations, s.95 ve T. Parla – A. Davidson, Corporatist Ideology In Kemalist Turkey: Progress Or Order?, s.120) Bununla birlikte kaynak olarak baktığım en büyük OED’de ve bütün Fransızca sözlüklerde böyle bir terim karşıma çıkmadı, dolayısıyla Hür’ün bahsettiği gibi “jakoben laiklik” anlamında kullanılmış olması da manasını yitiriyor. Ayrıca laicist teriminin kullanıldığı kimi durumlarda ise terim “seküler” anlamını veriyor ve hiçbir şekilde “laic” teriminden ayrı olarak düşünülmüyor. Örneğin bkz. J. S. Nielsen, Muslims in Western Europe, s.165;

Kanımca problemin kaynağında batı literatüründe tercih edilmemiş bir kullanıma dayanarak yeni bir terim üretme telaşı yatıyor. Bunun da arkasında siyasî maksatlar olabilir, ki şu an umrumda olan bu değil. Türkçedeki –izm soneki yukarıda Kemalizm örneğinde parantez-içi ifadelerle gösterdiğim gibi, –cilik ve türevleri olarak da çevrilir, örneğin spiritualism spiritüalizm olarak çevirilebileceği gibi, ruhçuluk olarak da çevrilir. Dolayısıyla Fransızcadaki laïcisme laisizm olarak çevrilebileceği gibi laikçilik olarak da çevrilebilir, ancak buradaki kasıt yukarıda da -izm sonekiyle ilgili olarak bildirdiğim gibi “laiklik”in oluş durumuna atıftır, bu yüzden uzun tanımla “laiklik ideolojisi” ya da “laiklik taraftarlığı” olarak çevrilebilir. Oysa ilk kullanım tarihi 1900’lerin başı olan (kaynak) laicism<e> teriminden hareketle bir laicist ya da laiciste terimi üretilip yaygınlıkla kullanılmadığından, muadil bir terimle, öncelikli olarak kast edilen “laiklik taraftarı olan” anlamı karşılanabilir, işte o muadil terim halihazırda kullanılmakta olan “laik”tir. TDK Türkçesiyle “Din işlerini devlet işlerine karıştırmayan, devlet işlerini dinden ayrı tutan” anlamındaki laik, en başta aktardığım gibi, Yunancadaki λᾱϊκός ve Latincedeki laicus‘un bire bir çevirisidir, zira -os ile -us ekleri ilgili dillerde cinsiyet bildirdiğinden, yine yukarıda bildirdiğim gibi, modern dillere aktarılmamış, İngilizcede –ic, Fransızcada –ique, İtalyancada –co, Türkçede de –ik olmuştur. Örneğin Türkçe için düşünürsek, “monarş-ik”, “monarş yanlısı” anlamındadır. Laik de laisizmde yer alan “seküler” anlamını zaten içinde barındırdığından, “laisizme inanan” anlamında kullanılabilir. Bu konuda temel dayanağım ise İngilizcedeki laic ile Fransızcadaki laïque terimlerinin 1500’lere kadar uzanan, kullanım geçmişine bağlı sağlamlığıdır, ki kelime türetimlerinde ve tercihlerinde uzun kullanım sürelerinin belirleyiciliği önemlidir.

Son olarak Sami Selçuk’un yazısındaki “… “laisizm” terimini, ideolojik yönünü gözeterek, “laikleştirmecilik”diye Türkçeleştirmiştim.” ifadesine de takıldığımı belirtirim: laisizm yukarıda saydığım gerekçelerden ötürü, gramer yapısı bakımından laikleştirmecilik olarak çevrilemez ve tanımlanamaz. Zira Selçuk’un tercihinde “laik” terimi –leş-tir-me-ci-lik gibi herbiri ayrı bir kelime türen bir sonek deryasında kayboluyor, tek tek çözümlersek:

Laik (kök)

Laik-leş* (kök + fiil/fiilimsi yönünde yapımeki [“laikleş<mek>”, “laikleş<me>”, vb.])

Laik-leş-tir* (kök + fiil/fiilimsi yönünde yapımeki + fiil/fiilimsi yönünde yapımeki [“laikleştir<mek>”, “laikleştir<me>”, vb.])

Laik-leş-tir-me* (kök + fiil/fiilimsi yönünde yapımeki + fiil/fiilimsi yönünde yapımeki + fiilimsi yapımeki)

Laik-leş-tir-me-ci* (kök + fiil/fiilimsi yönünde yapımeki + fiil/fiilimsi yönünde yapımeki + fiilimsi yapımeki + isim yapan yapım eki)

Laik-leş-tir-me-ci-lik (kök + fiil/fiilimsi yönünde yapımeki + fiil/fiilimsi yönünde yapımeki + fiilimsi yapımeki + isim yapan yapım eki + isim yapan yapım eki)

Her bir ekin köke kattığı anlam ve oluşturduğu yeni gövde aslında son kertede oluşan terimin anlamını, doğal olarak kökteki anlama nazaran kompleks hale getiriyor. Bu tür türetimlerde kural gereği son ve sondan bir önceki eklere bakılarak son anlama şekil verilir, buna göre: Laikleştirmecilik terimi aslında “laikleştirmeci” olgusunun soyut anlamlılığına –lik ekiyle vurgu yapar, ki bunun da laisizm teriminin kendisiyle hiçbir alakası yoktur, zira laisizm kendi başına laikleştirmeci karakterini taşımaz, onda sadece laik’in oluşumuna ve ideolojik anlam bütünlüğüne atıf vardır. Bu oluşum kendi başına “laikleştirme” gayreti içinde değildir. Ayrıca gramer yapısı bakımından düşünürsek, laikleştirmecilik kelimesi için -kökünde “laic-” olan- şöyle bir terim uydurulabilir: laicificatoratio, İngilizcede ve Fransızcada laicificatoration, Almancada laicificatorerung, vb. Ama bunların hiçbirinin laisizm‘le bir alakası olmazdı!

Sami Selçuk’un aynı yazısında geçen ve yukarıda da alıntıladığım örneklere bakarsak, laisizm için kullanılan karşılıkların hepsi öznel yoruma dayalı anlam genişletmelerinden, başka deyişle yeni anlam yüklemelerinden mustariptir. Örneğin “otoriter, sözde, baskıcı laiklik, militan laiklik, laiklik taklidi, jakoben laiklik, Kilise’nin bir ortağı değil, her zaman korkulan bir rakibi, sapık öğreti.”

Birtakım filolojik hassasiyetler üzerinde duran biri olarak herhangi bir kimsenin öznel değerlendirmesine karışacak değilim, ancak önce nesnel bilgiye ihtiyacımız olduğunu vurgulamam gerekiyor, zira ondan başka, üzerine öznel değerlendirme inşa edebileceğimiz “daha sağlam” bir kayamız yok.

Reklamlar

12 comments on ““Laikçi” terimi üzerine mini kargaşa

  1. alp ejder
    15/08/2013

    Cengiz merhaba, Selçuk Laiklik isimli kitapta şöyle diyor: ” Aynı dile 1842’de giren laisizm (laicisme) teriminin ise iki anlamı var. Birinci ve eski anlamı, kilise hükümetlerinde laiklere yer verme eğilimini yansıtan öğreti. Yeni, çağdaş anlamında ise, devletin, kurumların kesinlikle laikleştirilmesini (laicisation) savunanların öğretisi. Laisizm yandaşlarına göre, bütün kurumlar laikleştirilmeli, din adamları dışında kalan kişilere, kurullara ve yetkililerine, yalnızca dünya değil, din işlerinde de daha üstün bir yer verilmelidir. Bu öğretinin kimi aşırı yandaşları her şeyin ve her insanın laikleştirilmesini, dinin yaşamdan soyutlanmasını savunurlar.”

    • jimi the kewl
      15/08/2013

      Merhaba Alp

      Bu yaptığın alıntıda da tuhaflık var. Hem laisizm teriminin iki anlamı var diyor, hem de ikinci anlam olarak laikleştirmeye (laicisation) güdümlü bir anlam aktarıyor. Kaynaklarını göremediğim için öncelikli olarak bir şey diyemiyorum ancak Selçuk’un diğer yazıda laisizmi “laikleştirmecilik” olarak tanımlamasını burada verdiği ikinci anlamdan ötürü makul karşılayabiliyorum. Bununla birlikte bu yine de senin alıntıda laisizm için verdiği ikinci anlamın doğrudan laisizmin tanımı olup olmadığı konusunda onu haklı göstermiyor. Dahası buradan da “laikçi” terimiyle ilgili bir ipucu elde edemiyoruz, acaba ikinci anlama bağlı olarak mı bir “laikçi” terimi uyduruyor? Bağlama bakmak gerekir.

  2. jimi the kewl
    15/08/2013

  3. alp ejder
    15/08/2013

    işin hoş tarafı ben Sami Selçuk’un kitabında “laikçi” diye bir terim görmedim. hiç bir yerde kullanmıyor. zaten tekil şahıslar için laik sıfatının kullanımını da hoşluk olarak belirtiyor. sanırım o da kişiler için laik denilemeyeceği ya da başka bir deyişle bunun sadece devlet için kullanılabilecek bir terim olduğunu düşünüyor olabilir…

    • jimi the kewl
      15/08/2013

      İngilizce olarak laicist terimi çok yeni kaynaklarda karşıma çıktı. “Nedense” ya çoğun Türkler tarafından jakoben Kemalizmin bir niteliği olarak ya da Müslümanların modernite yolculuğuyla ilgili meselelerde “laik” ile aynı anlamda kullanılmış. Ayrıca şöyle bir mantık hatası var: Eğer laisizm=laiklik ise (ki Selçuk’un laiklik tanımında böyle bir eşleme var), bu durumda laik her ikisi için de geçerli bir özne işaretçisi olur. Oysa “laikçi” terimini kullananlar laik ile laikçi terimi arasında bir fark olduğunu düşünüyorlar. Soru basit: Fransızcada laicisme var da niye laicist yok?

  4. alp ejder
    15/08/2013

    Selçuk’a göre laisizm = laiklik diye bir eşleme kesinlikle yok. En azından konuyu enine boyuna anlattığı 94 sayfalık kitabında yok. Sami Selçuk’a göre “Laisizm, Türkçesiyle laikleştirmeciliktir. Kimileyin de, katı bir ideolojidir. Bu ise bir niteliği, bir durumu anlatan laiklikten çok farklıdır. O yüzden de, bence şovenizm nasıl ulusçuluğun yozlaşmış biçimiyse; laikleştirmecilik de, laikliğin saptırılmış türüdür.”
    Fransızcada laicist in olmama sebebi bence laiklik ya da laisizm terimlerinin kişilerin değil devletin ya da bir topluluğun bir niteliği olarak kabul edilmesidir. Hani ÖZal söylemişti de olay olmuştu: Bireyler laik olamaz devlet olabilir, diye. Sanırım kastettiği biraz da buydu. Bu arada Fransızcada laicist yok ama seculariser diye bir sözcük var, hatırlatırım:

    • jimi the kewl
      15/08/2013

      Aslında konu Sami Selçuk’un yaptığı tanımla alakalı değil, buna yoğunlaşmak biraz konudan sapmak oluyor. Ben laikçi olarak Türkçeleştirilebilir bir kavramın klasik ya da modern terminolojide olmaması üzerinde duruyorum. Ancak yine de Selçuk’un tanımı üzerinden bir şey söylenecekse, “Laisizm Türkçesiyle laikleştirmeciliktir” tanımının kavramsal karşılığı yok, bu sadece öznel bir yorum, nesnel perspektifte semantik ve morfolojik hiçbir karşılığı yok, diyebilirim.

    • jimi the kewl
      15/08/2013

      Ayrıca bu yazının “Fransızcada laikçi ve laik diye iki ayrı kavram vardır” değerlendirmesine cevap olarak yazıldığını da unutmamak gerekiyor.

      • alp ejder kantoglu
        15/08/2013

        Hür bu konuda hata yaptığını kabul etti zaten. Ama ben merak ediyorum Laisizm’e kavramsal karşılığı haiz bir Türkçe karşılık bulman gerekse önerin ne olurdu? Öte yandan Hür’ün kullandığı anlamda Laik ve Laikçi karşılığı yok ama pekala Seculariser kelimesi Türkçeye Laikçi olarak çevrilebilir gibi geldi bana.

        Bir de 94-95 yıllarında bizim fakülte kapısında tanık olduğum ikna odaları meselesi açıklayıcı olabilir belki. O odalara başörtülü kızları sokup başlarını açmaları için iknaya çalışan kişileri adlandırmak gerekse ne diyebiliriz diye düşünüyorum. Sanki Laikleştirmecilik ya da Laikleştirmeci veya (Laikçi) terimleri uygun düşebilir gibi. Ne dersin?

        • jimi the kewl
          15/08/2013

          Ben olaya sadece filolog perspektifiyle bakıyorum.
          Fransızcadaki Seculariser de “dünyevîleştirmek” anlamında bir fiil. (Bkz. http://goo.gl/Xr4Q6M ya da http://goo.gl/R9kvP0)
          Bu anlamda bir fiil olarak kullanılabilir ancak, yine Fransızcada “laikçi”ye denk düşecek bir “dünyevîleştirmeci” anlamında secular- kökünden türetilmiş bir isim var mı yok mu, ben buna bakıyorum.

          İstanbul Üniversitesinde ya da genel olarak Türkiye’de laiklik adına birtakım aşırı uygulamalara gidilmiş olması başka, bu uğurda terim üretilmiş gibi davranmak başka. Kaldı ki terim türetmeye de karşı değilim, sadece terimin klasik ya da modern batı dillerinde bire bir karşılığı varmış da, ona karşılık olarak “laikçi” terimi uydurulmuş gibi davranılmasına karşı çıkıyorum. Yazıda da belirttim, laicist diye yeni kullanıma geçmiş ve muhtemelen bu yüzden henüz sözlüklerde kendisine yer bulamamış. Dahası bu terim ziyadesiyle Türkiye’deki jakoben laiklik anlayışından bahsedilirken kullanılıyor. (Birkaç kaynak verdim yazıda.) “Baskıcı, jakoben laik” anlamında böyle bir terim üretmeye gerek duyulduğu söylenirse buna karşı çıkmam.

  5. Settar
    16/08/2013

    Bir de tabii işin esas kısmı var, laikliğe karşı değiliz ama laikçiliğe karşıyız diyerek marjinalleştirilmeye çalışılan şey laikliğin ta kendisiyken ve “normal”, “makul” laikliğin ne itdüğüne dair bir uzlaşma veya rıza yokken sadece çevirmeye çalışırken bile aksiseda bulmayan, yalpalayan -o da kavramın özgüllüğünden değil- bir nosyondan bahsediyoruz. Laikçi’nin, laikçiliğin ne anlama geldiği, gelebileceği, kullanım niyetinden soyutlanamadığı için kimse örneğin militan laiklik kavramını sürekli olarak dolaşıma sokmaya çalışmamaktadır. İşin özü laikçi kullanımından muradın bizatihi laikliğin kendisinin murdarlığıdır. Öyle olmasaydı kültürel alanda, kabul görmüş ve dini kısıtlamasında hayır bulunan bir laiklik tanımının ve böyle bir kısıtlamaya rızanın var olması gerekirdi. Aynı lost in translation kifayetsizliği ulusalcı/ulusalcılık tabirlerinde de ayniyle gözlemlenebiliyor. Bunun üstüne kitap bile yazıldı ama sadece Türkiye’de satabilirsiniz ve satabiliyorsanız üretmeye de devam edersiniz.

  6. alp ejder kantoglu
    16/08/2013

    Fransızca’daki Laiciser’den, – cisation, – cisme, Laicite (isim) için ne düşünüyorsun?
    Laiciser: (de laic) Remplacer un personnel religieux par un personnel laique.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 15/08/2013 by in Başka birtakım hassasiyetler, Genel and tagged , , , , , , .
%d blogcu bunu beğendi: