Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

Viagra’nın etimolojisi üzerine!

Cevaplayabileceğim bir soruyla karşılaşınca kendimi tutamıyorum. Twitter’dan bir arkadaşımız “Viagra vigor‘dan mı geliyor?” diye sormuş, zira ondan öğrendiğim kadarıyla, Sunay Akın benzer bir şey demişmiş:

Sunay Akın Burada, anladığım kadarıyla, “viagra kelimesi vigor’dan geliyor” gibi bir iddia yok, viagra vigor ile Niagara (hani şelale olan) kelimelerinin birleşimi olarak görülmüş. İlkin Oxford English Dictionary’deki viagra maddesine bakıyorum: Kökeni bilinmiyor deniyor ve ekleniyor: “Probably an arbitrary formation.” Yani muhtemelen keyfî bir isimlendirme, argo deyişle, sallamasyon. Ancak açıklama devam ediyor sözlükte, yine muhtemelen başındaki vi-‘den ötürü, Latincedeki “adam” anlamındaki vir ile bir bağlantısı olabilir deniyor. Başında vir– gördüğünüz İtalik-Romans etkileşimli kelimede erkeklik aklınıza gelsin, örneğin virilitas Latincede ilkin “erkeklik”, ikinci olaraksa ondan hareketle (erkeğin bir niteliği olarak) “dirilik, canlılık” anlamındadır, modern dillere de geçmiştir: İng. virility, Fr. virilité,  İsp. virilidad, vb.

Hadi başı tutturduk diyelim, peki devamı, Sunay Akın’ın dediği gibi Niagara kelimesinden mi geliyor? İlgili Oxford sözlüğünde, yine viagra maddesinde (kaynak verilmese de) hapı yapanların Viagra’nın sonundaki –agra‘nın Niagara‘dan gelmediğini söyledikleri yazıyor yani Sunay Akın’ın söylediği de hapı yapanlarca yalanlanmış oluyor ya da en azından Oxford öyle söylüyor.

Aynı maddede Sanskritçedeki “coşmuş, azdırılmış” anlamındaki vyagra ile “kaplan” anlamındaki vyāghra sözcüklerinden de bahsediliyor, viagra ile fonetik benzerlikleri açısından ama bu kelimelerin viagra kelimesinin morfolojik oluşumuna etki etmemiş “göründüğü” de belirtiliyor. Aslında Sanskritçedeki ilgili kelimeler ile viagra arasında semantik bağ kurmak da olası, zira viagra almış olan biri “azdırılmış” bir “kaplan” değil midir, son kertede? Bence öyle.

Ayrıca sormadan edemiyorum, madem hapı yapanlar (adlandıranlar) viagra’nın “hangi yapıdan oluşmadığı”nı söyleyebiliyor, niçin “hangi yapıdan oluştuğu”nu ya da bu adlandırmayı nasıl yaptıklarını söylemiyor? Yoksa söylediler mi? Oxford’da yazmıyor, ayrıca taradığım diğer kaynaklarda da bulamadım. Bulamadığım için, Sunay Akın’dan farklı olarak bir etimoloji mitolojisi uyduracak değilim viagra için ama Krista Vogelberg – Raili Poldsaar’ın “Negotiating spaces on the common ground: selected papers of the 3rd and 4th International Tartu Conferences on North-American Studies” başlıklı çalışmasında (yayın tarihi 2000), tıpkı Sunay Akın gibi, viagra‘nın virility ile Niagara‘nın birleşiminden oluştuğu söylenmiş (af buyrun, uydurulmuş). Dahası bunu yine Oxford’un sözlüğüne dayandırarak yapmışlar, oysa yukarıda bahsettiğim gibi sözlükte tam tersi söyleniyor, “hapı yapanlar bu iddiayı kabul etmiyor” deniyor (“According to the makers of the drug, the last two syllables (and first vowel) were not suggested by Niagara n., as sometimes proposed.”). Yine de günahlarını almayayım, belki Oxford sözlük yazarları güncellemiştir sözlüğü, bilemeyeceğim. (Gerçi biliyorum, adamlar her güncellenen maddenin altına güncelleme tarihini yazıyorlar, benim baktığım maddede böyle bir şey yok, viagra kelimesi sözlüğe girdiği haliyle duruyor.)

Peki, bu etimoloji öyküsüne “güç” anlamındaki vigor nasıl dahil oluyor?

Vigor‘un başındaki vi-‘yi görünce hemen yukarıda anlattığım “erkeklik” anlamı aklınıza gelmesin, zira vigor vir‘le doğrudan morfolojik ve semantik bir ilişki içinde olmayan, “canlı olmak” anlamındaki vigere fiilinden geliyor. Charlton T. Lewis büyük sözlüğünde vigere fiilini Sanskritçedeki “kocaman” anlamındaki ugras ile Yunancadaki “kuvvetli” anlamındaki υγιης ile ilişkilendiriyor, bu ilişkilendirmenin de vir ile doğrudan bir ilgisi yok, belki kıyıda köşede kalmış ya da unutulmuş bir bağ vardır aralarında, incelemek lazım.

Viagra‘nın vigor ile Niagara‘nın birleşiminden oluştuğu iddiası, hapı yapanlarca kabul edilmese de, batıda birçok kişi tarafından savunulmuş. (Örneğin bkz. Meika Loe, The Rise of Viagra: How the Little Blue Pill Changed Sex in America, New York University Press, 2004, s.53) Sunay Akın da oradan bir yerden almış olmalı. Oysa Evan Morris’in yorumu (From Altoids to Zima: The Surprising Stories Behind 125 Famous Brand Names, Simon and Schuster, 2004, s.197), Oxford’daki yorum kadar bana anlamlı geliyor, özetliyorum: Viagra ile Niagara arasındaki ilişki tümüyle rastlantısaldır, vi– başlangıcı “vitality” ve “vigor”daki enerjikliği, “agra” bitişi ise “aggression”ı andırıyor, böylece gerçekte bir anlamı olmayan ama bir “seksüel gençlik kaynağı” vaat eden bir terim ortaya çıkıyor.

Kimileri de ünlü ürolog Ronald Virag‘ın onuruna onun soyadından hareketle viagra adının bulunduğunu düşünmüş ama bu da gerçeği yansıtmıyormuş, hapı yapanlar çıtlatmış bunu da. (Bkz. Angus McLaren, Impotence: A Cultural History, The University of Chicago Press, 2007, s.242)

Aklıma başka bir mitolojik etimoloji örneği geldi: “History kelimesi yine İngilizcedeki his story’den geliyor, yani ‘Onun hikayesi'” Maaşallah, sallamanın böylesi. Yunancadaki iki bin küsür yıllık “bilme-” anlamındaki  ἵστορ- kökünden türemiş olan ἱστορία (okunuşu, bildiğin “historia”, zaten Latincesi de budur) bir anda çöpe gitti. Bir vatandaş da şöyle savunmuştu “his story” uydurmasını, hiç unutmuyorum: “Bu bir yakıştırma, gerçeği yansıtmasına gerek yok.”

Gerçeği yansıtmayan yakıştırmalarla kaybedecek vakti olanlar için iyi sallamalar.

One comment on “Viagra’nın etimolojisi üzerine!

  1. otisaga
    28/01/2013

    ”Aklıma başka bir mitolojik etimoloji örneği geldi: “History kelimesi yine İngilizcedeki his story’den geliyor, yani ‘Onun hikayesi’” Maaşallah, sallamanın böylesi. Yunancadaki iki bin küsür yıllık “bilme-” anlamındaki ἵστορ- kökünden türemiş olan ἱστορία (okunuşu, bildiğin “historia”, zaten Latincesi de budur) bir anda çöpe gitti. Bir vatandaş da şöyle savunmuştu “his story” uydurmasını, hiç unutmuyorum: “Bu bir yakıştırma, gerçeği yansıtmasına gerek yok.” ” demişsin.

    Benim bildiğim kadarıyla bu his story meselesi hiç bir zaman etimolojik bir hakikati işaret etmek iddia ve maksadıyla kullanılmamıştı. Kast edilen şey, tamamen feminist bir tenkit bağlamında, history’nin aslında bir ‘his story’ olduğu idi, haliyle aslında sadece nükteli bir yakıştırma idi. Yansıttığı gerçek yakıştırmanın işaret ettiği gerçekten geliyordu, etimolojik gerçekliğinden değil.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Bilgi

This entry was posted on 21/01/2013 by in Genel, Latince üzerine and tagged , , , , , , , .
%d blogcu bunu beğendi: