C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

Antikçağ’da Ütopya (2)

Ütopya prototipi olarak Solon’un Yasaları

Yunan düşüncesinde, teorideki açıklık ve pratikteki detaylar bakımından Hesiodos’un Altın Çağ mitosundan daha somut bir toplum ve devlet ideali sunan iki örnek bulunur, bu örneklerden biri Atinalı yasa-koyucu Solon’a, diğeri ise Spartalı düzen-inşacısı Lycurgus’a aittir. Bunların ilkinden bahsetmek ikisinin de ütopya prototipi kimliğini betimlemeye yeter.

Plutarchus’a göre, gençlik dönemlerinde oyalanmak, daha sonra ise kimi felsefî ilkelerle birlikte politik öğretisini savunmak için kahramanlık şiirleri kaleme alan Solon bu gayretiyle “Atinalıları yermek, düzeltmek ve daha soylu edimlere yöneltmek” istemiştir.[1] Yine Plutarchus’a göre, kimileri Solon’un, onu tarihte meşhur kılan yasalarını yayınlamadan önce, onların özünü başka deyişle “toplumu değiştirme arzusunu” bu şiirlerine yansıtmak istediğini düşünmüştür, zira şiirlerinden biri mit metinlerini andırırcasına baş-tanrıya ithafla başlar: “Dualarımızı evvela Zeus’a, Kronos’un kral oğluna sunalım, Başarı ve şöhret versin yasalarımıza”[2]

Plutarchus’un anlattığı bazı hikâyelere göre, Solon henüz yasalarını yayınlamadan önce de toplum sorunlarıyla karşılaşmıştır, bu sorunların Solon’u yasalarını yayınlamaya ya da kafasındaki yasa tasarılarını düzenlemeye sevk ettiği düşünülebilir. Örneğin Atina’ya gelen Anakharseos Solon’un kapısını çalarak onunla dostluk kurmak istediğini söyler, Solon da bu isteğe olumlu yanıt verir. Anakharseos Solon’un “örümcek ağları”na benzettiği yasalarıyla ahlak kurallarını çiğneyenleri yakalayabileceğini düşünmesine gülerek bu yasaların ancak güçsüzleri yakalayabileceğini buna karşın güçlülerin bu yasaları (yani ağları) delebileceğini söyler. Plutarchus’a göre Solon Anakharseos’a bu yasaların, onlara güçlü ya da güçsüz (zengin ya da fakir) herkes tarafından uyulduğunda, güçlülere de kazanç sağlayacak ölçüde düzenlendiği yanıtını verir, başka deyişle bu yasalar sayesinde, güçlüler için ahlaklı olmak, yasaları delip ahlaksız olmaktan daha kazançlı olacaktır.[3]

  Solon kendisine Atinalılar için en iyi yasaları çıkarıp çıkarmadığı sorulduğunda onları “Atinalıların kabul edebileceği en iyi yasalar” olarak gördüğünü söylemişti.[4] Bu açıdan bakarsak Solon’un yasaları, en azından onun düşüncesine göre, ideal bir devlette kabul edilebilecek ideal yasalardır. Örneğin Solon cinayetle ilgili olanlar dışında Draco’nun kendisinden önce koyduğu çoğu kere suç ayırt etmeyen ağır yasaları kaldırmış, suça göre ceza sistemini getirmişti, bu değişiklik ile toplum idaresinde “hafif suç” ile “ağır suç” arasındaki farksızlığın yarattığı sorunları da ortadan kaldırmak istemişti.[5] Solon düşüncesinde beliren ahlaklı toplum ideali için önce gelir eşitsizliğini gidermek istemiş ve arkhonların mallarına karışmayarak sıradan halka o güne değin devletin gelirinden yoksun oldukları kısmı dağıtmıştı.[6] Yine her yurttaşa, haksızlığa uğrayan başka biri için dava açma yetkisini vererek toplumu oluşturan her bireyin kendisini bütünün bir parçası olarak hissetmesini sağlamaya çalışmış ve kafasındaki ideal kenti şöyle tanımlamıştı: “Haksızlığa uğramayanların haksızlığa uğrayanlardan daha az olmamak kaydıyla haksızlık yapanları cezalandırmaya çalıştığı kent.”[7] Solon’a göre, bu ideal kentte bir ihtilaf durumunda taraflardan hiçbirini desteklemeyenlerin oy hakkı olmamalıydı, bu ona göre, söz konusu kişilerin kamu yararına ilgisizliğini gösterirdi.

Bunun yanında evliliklerde çeyizi, çiftlerin birbirini gerçekten sevip birbirine gerçekten bağlanmasını istediği için yasaklaması,[8] ölülerin ya da dirilerin ardından kötü konuşanları cezalandırması ve bu sayede öfke kontrolünü mümkün kılmaya çalışması, kadın kıyafetlerinde düzenleme yapması[9] ve çeşitli malî düzenlemeleri hep kendisinden önceki toplum ve devlet sorunlarını düzeltmeye dönüktür. Ancak bu yasalar uygulamaya konduğu için evvelce ütopya’nın tanımında belirttiğimiz “mevcut dünyadan farklı bir dünyaya özlem” ifadesi burada geçerli değildir, buna karşın Solon’un toplumu değiştirme çabası, neticede klasik ütopya anlayışı için bir prototip olarak yorumlanabilir.

Kent-devletlerin Solon, Lycurgus, Pythagoras gibi büyük yasa-koyucuları “iyi toplum” anlayışını insan doğasına ilişkin felsefî görüşlerine dayandırmış olup ideallerini işleyen siyasî mekanizmalara dönüştüren ilk önderler olmuştur. Hem Solon’un, hem de Lycurgus’un yasaları yarı-mitsel niteliğiyle Fransız Devrimi dönemindeki ütopya geleneği için önemli birer örnek olarak görülmüştür.[10]


[1] Plutarchus, Solon 3.

[2] Plutarchus, Solon 3.

[3] Plutarchus, Solon 5.

[4] Plutarchus, Solon 15.

[5] Plutarchus, Solon 17.

[6] Plutarchus, Solon 18.

[7] Plutarchus, Solon 18.

[8] Plutarchus, Solon 20.

[9] Plutarchus, Solon 21.

[10] F. R. Manuel – F. P. Manuel, Utopian Thought in the Western World, Harvard University Press, 1979, s.65.

Reklamlar

One comment on “Antikçağ’da Ütopya (2)

  1. Geri bildirim: Polybius’ta siyasî rejimler döngüsü ve Roma devlet yapısı (1) | jimi the kewl resmi blog! (C. Cengiz Çevik)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: