C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

Stoa felsefesinde Logos

Stoa düşüncesinde nesnenin doğasını ve güçlerini daha da anlaşılır kılan bazı yardımcı kavramlar da vardır, bunlardan en temel olanı basınç’tır (tonoV ya da intentio).[1] Bu, ziyadesiyle kas hareketini tasvir ederken kullanılan bir terim[2] olmakla birlikte Kinikler tarafından ruhun, hayatın doğru amacına dönük hareketliliği anlamında kullanılmıştır. Diogenes’e göre hedefi ruhu germek (çalıştırmak) olmayan hiçbir çaba soylu değildir.[3] 

by se_ya_mbra
Stoacı Cleanthes bu terimi evrensel doğanın tükenmez eylemliliğini açıklarken,[4] Seneca da dâhil olmak üzere sonraki yazarlar ise ziyadesiyle doğadaki nesnelerin birliğini ve hareketini açıklayan ruh ya da coşkunluktan bahsederken yani “ruhun basıncı” ya da “coşkun basınç” (pneumatikoV tonoV, intentio spiritus) şeklinde kullanır.[5] Örneğin Seneca Naturales Quaestiones 2.7-8’de havanın da bir nesne olduğunu savunurken, ondaki basıncı kanıt olarak gösterir ve doğadaki her nesnenin, hareket etme yetisi gibi, basınç taşıdığını da söyler:
“Nesnelerin doğasında coşkunluğun ve güçlü itkilerin olduğu açıkça ortaya konmalıdır. Gerilimsiz, hiçbir şey olduğundan daha şiddetli olmaz; Hercules aşkına, aynı şekilde, hiçbir şey, kendisinde gerilim yoksa, başka bir şeyden gerilim elde edemeyecektir… Havadan ziyade hangi unsurun kendinde gerilim sahibi olduğuna daha fazla inanılabilir? 2. Yeryüzünün ve dağlarının, bünyesindeki binalar ve surlarla, insanlarıyla birlikte kentlerin ve tüm kıyılarıyla denizlerin sallandığını gördüğünde, kim reddedebilir havada gerilim olduğunu?”[6]
 Stoa felsefesine göre doğadaki her bir nesnede hareket edebilme yetisi ve basınç bulunur, bu nitelikler nesneleri hareketli ve harekete hazır kılarak yaratımda etkenleştirir. Ancak bu felsefe nezdinde nesneler sadece etken değil, aynı zamanda yaratıcı niteliktedir; buna göre her nesnede bir tohum (sperma, semen) bulunur ve bu tohum, o nesnenin başından sonuna kadar nasıl büyüyeceği, şekil alacağı ve dönüşerek başka bir nesnede kaybolacağı bilgisini taşır, kader olarak tanımlayabileceğimiz bu bilgi asla değişmez.[7] Stoacılar bu bilgiye akıl ya da söz anlamında logos demiş ve Heraclitus’un bu çerçevede şekillenen “evrensel akıl ve düzen” anlayışını benimsemiştir.[8] 

Bu anlayışa göre her şeyde, her zaman mevcut olan logos’tan bir pay bulunur ve her şey logos’a göre olup biter.[9] Heraclitus logos terimini ziyadesiyle yasa, kural, ilke ve ölçü anlamında kullandığı için[10] yukarıdaki açıklamalarımıza uygun olarak Heraclitus’tan etkilenen Stoa felsefesindeki logos anlayışına göre doğadaki her bir şeyde ve her bir şeyin oluşturduğu bütünde değişmez bir ölçü ve düzen olduğu düşünülebilir. Yine Stoacılar doğadaki her bir şey gibi evrenin de bir bütün olarak tek bir sözden yani tohum halindeki ilkeden (logoV spermatikoV) oluştuğunu düşünmüştür, onlara göre, bu ilke çift yönlüdür, nesnelerin yaratımında ateşe ve biçimlenmesinde baş Tanrı Zeus’a denk düşer.[11]

[1] E. V. Arnold, Roman Stoicism: Being Lectures On the History of the Stoic Philosophy with Special Reference to its Development within the Roman Empire, Cambridge University Press, 1911, s.160.
[2] Örneğin bkz. Stobaeus 2.7.5b4; Arnim, Stoicorum Veterum Fragmenta 1.514.
[3] Epictetus, Fragmentae 57.
[4] Stobaeus 1.17.3.
[5] E. V. Arnold, a.g.e., s.160-161.
[6] Seneca, Naturales Quaestiones 2.8.1: “Nunc autem esse quandam in rerum natura vehementiam, magni impetus, et colligendum. Nihil enim non intensione vehementius est: et tam mehercule quam nihil intendi ab alio moveri, nişi aliquid fuerit mobile ex semetipso. Quid autem est, quod magis credatur ex semetipso habere intensionem, quam spiritus? 2. Hunc intendi quis negabit, quum viderit iactari terram cum montibus, tecta, murosque, et turres, et magnas cum populis urbes, cum totis maria litoribus?”
[7] E. V. Arnold, a.g.e., s.161.
[8] E. V. Arnold, A.e.
[9] Sextus Empiricus, Adversus Mathematicos 7.132-133.
[10] Bu minvaldeki detaylı aktarım için bkz. Herakleitos, Fragmanlar, Çev. C. Çakmak, Kabalcı Yayınevi, Birinci Basım 2005, s.30.
[11] Diogenes Laertius 7.134; 136. Bkz. E. V. Arnold, a.g.e., s.161. Karş. Seneca, Epistulae Morales 65.2.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: