C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

Littera Pythagorae ya da Pythagoras Harfi: Y

Pythagoras muzipliğinin ya da gizemciliğinin bir ucu rakamlara, diğer ucu harflere uzanıyor; Y harfi de haliyle nasibini almış durumda. Batı terminolojisinde Latincesiyle “Littera Pythagorae Y” İngilizcesiyle “Pythagorean Letter Y” diye geçiyor. Y harfindeki iki koldan biri Yunancasıyla arete’yi yani Türkçesiyle erdem’i (Lat. virtus, İng. virtue, İt. virtù, Por. virtude, İsp. virtud, Fr. vertu) diğeri ise Yunancasıyla kakotes‘i yani Türkçesiyle kötülük‘ü (Lat. malitia veya vitium, İng. malice veya vice, İt. vizio, Por. vício, İsp. vicio, Fr. vice) simgeler [1]. Şöyle resmedelim:





Bu sembol günümüzde diğer Pythagorasçı sembollerden daha az bilinmekte. Oysa Avrupa’da sanatı ve düşün alemini fazlasıyla etkilemiştir; Bkz. Panofsky, Hercules 64-8, Tafel xxxv, frontis.; Heninger, Touches 269-72; Chew 174-81, figs. 130-1; Smith 293-302. Diğer örnekler için bkz. Guthrie 158; Drucker 165. Y harfi aynı zamanda “furca Pythagorica” (Pythagorean fork) yani “Pythagoras çatalı” diye de biliniyor; şu kullanıma da rastlayabilirsiniz: “ypsilon cross” (Liungmann 108). Şunu öncelikli olarak bilmek gerekiyor ki, y harfi (upsilon) Latin alfabesine Yunancadan geçen kelimelerin telaffuz edilebilmesi için eklenmiştir (aynı şekilde Z harfi de). Fenike alfabesine eklenmiştir, Semitik waw harfi kökenlidir. Bu yüzden en eski upsilon harfi semitik harfe benzer: yani yukarıdan sağa doğru kancalı eğri bir çizgi çizilir, en eski upsilon budur.

Geleneğe göre bu harfe Pythagoras harfi denmesinin sebebi, Yunan alfabesine bu harfi sokan kişi olarak Pythagoras’ın kendisinin gösterilmesidir, bundan sorumlu tutulmasıdır (Persius/Conington 61n56; Persius/Gildersleeve 130-1nn56-7; Persius/Koenig 81nn56, 240n56). Sevilla’lı Isidoros şöyle diyor:

“Samos’lu Pythagoras, y harfini insan yaşamının bir modeli olarak değerlendiren ilk kişiydi. Alt kısımdaki düz kısım, insanın ilk, belirsiz çağını simgeliyor; bu noktada henüz arete ya da kakotes kendini göstermez. Yukarıda başlayan iki kola ayrılma ise bunun aksine büyüme çağında başlamışlığı gösterir. Sağ tarafa giden yol zorludur, fakat kutsanmış bir yaşama götürür. Sol tarafa giden yol ise daha kolaydır, fakat felakete ve yıkıma götürür.” Haliyle bu bir yaşam çizgisidir; alttan başlar yukarı doğru çıktıkça insanın büyümesini, akıl sahibi olup muhakeme yeteneğine kavuşmasını ve yol ayrımında kendi sonunu belirleyecek olan tercihi yapışını gösterir. Burada haliyle insanın tercih hakkı önem kazanıyor. Aynı şekilde, çoğunluk tarafından ona ait olmadığı düşünülse de (ki bana kalırsa da öyle) Vergilius’a atfedilen bir epigramda da bu Pythagorasçı yapıdan söz ediliyor. Bu yapının temeli sağlam; zira Hesiodos’un Erga Kai Hemerai’ında da (215 vd.) aynı tema işleniyor. Buna göre bir ardından gidildiğinde sonsuz / kutsanmış mutluluğa ulaşılabilen zorlu bir de yıkım getiren kolay yol var.

Hesiodos şöyle diyor:


doğru işlerden yana gidendir güzel yol,
haklı kazanır önünde sonunda,
çeke çeke aklı başına gelir budalanın.
yeminler gelir eğri yargıların ardından
ve hak yükseltir o zaman sesini
rüşvetle hak yiyenlere karşı
ve düşer ağlayarak ardına insanların, o insanların ki sürmüşlerdir hak’ı haksızca
evlerinden, yurtlarından dışarı.
ama onlar ki yerliye, yabancıya karşı
doğru yoldan, doğru yargılardan ayrılmazlar,
onların yurtları uygarlığa kavuşur,
mutlu kişiler yaşar kentlerinde,
delikanlıları besleyen barış gelir ülkelerine
ve engin bakışlı zeus, yüce tanrı,
acı savaşlardan korur onları.
… [6]

En nihayetinde y harfini hayat modeli olarak alıp, tepe noktasında yol ayrımı gören ilk kişi Pythagoras olmalıdır.

Macrobius’un Vergilius okumalarından (Aeneis okuması) birinde, ruhun yeraltından (underworld) dönüşü bahsi edilirken de yine aynı şekilde alttan yukarıya doğru çizilen çizgide yol ayrımına yani çatallanmaya gelene kadar belirsizliği, ondan sonra da hayatın yönünün belirlendiği düşüncesi Pythagoras’a atfedilir [7]. Vergilius’un Aeneis destanındaki “altın dal” hikayesinin Pythagorasçı y harfi modelinden ortaya çıktığı da söylenir. Buna göre Aeneas, vahşi hayvanlarla dolu yoldan “doğruluk” (truth) adına geçmelidir, tamamlanmışlık yani doğruluk (Lat. integritas, İng. integrity, Alm. integrität, İt. integrità, Por. integridade, İsp. integridad, Fr. intégrité) bu yaşamın keşmekeşliğinde gizlidir; hatta ondan daha fazla olan kötülüklerin tam ortasındadır [8]. Burada aynı zamanda (dinsel) sadakatin (Lat. pietas, İng. piety, Alm. pietät, İt. pietà, Por. piedade, İsp. piedad, Fr. pitié veya piété) ödüle layık görülmesi (Lat. meritus, İng. merit, İt. merito, Fr. mérite, İsp. mérito, Por. mérito); suç işleyenlerin, hata yapanların, zararlı olanların (Lat. nocens) cezalandırılması, cezaya layık görülmesi (Lat. poena) söz konusudur; bu ikisi tam anlamıyla birbirinden ayrılmıştır.

Kuşkusuz burada açıkça etik dersi göze çarpmaktadır, zira antik dünyada libertas arbitriii‘ye dair söylemleri bulabiliriz; burada asıl önemli olan husus şu: Bir etik öğretmeninin, hocasının öğrencilerine yaşama, güttüğü yaşam felsefesine dair ders verirken erdemli yolun her ne kadar dikenlerle dolu olsa da tercih edilesi olduğunu aktarması gerekiyordu [9]. Bu bir zorunluluktu. Farklı ekollerin farklı tertışmalarında hep bu dual tercih yolundan söz edilir; örneğin ekşi’de tanri varsa niye bu kadar aci var soylemi/@jimi the kewl entirimde de bahsettiğim gibi Seneca’nın De Providentia‘sındaki “iyi insanların başına neden kötü şeyler gelir?” ya da geç döneme denk gelen ve bir hıristiyan olmasına rağmen, antik dönemin sınırları kapsamında incelenen Boethius’un Consolatio Philosophiae‘ında geçen “başımıza gelen kötülüklerin, talihsizliklerin [hatta talih’in kendisi de tartışma konusu edilir] aeternus deus (“sonsuz tanrı”: İnsan gibi sadece an’ı bilmez; aynı zamanda geçmişi ve geleceği bilir; bunu bir bütünlük olarak görür: aeternitas/@jimi the kewl) ve perpetuus mundus (“daimi evren”) kapsamında değerlendirilişi” hep bu “nasıl bir yaşam istediğimize dair” tercih hakkımızın bulunduğunu gösteren işaretlerdir.

Bu “tercih hakkı”nda ya da daha sağlam bir dille söylersek, “libertas arbitrii” yani “yargılamanın, değerlendirmenin hakkı”nda insanın sağ ve sol eli tıpkı Pythagorasçı Y harfinde olduğu gibi yol ayrımını gösterir. Kavga eden ve yazı yazan sağ el (right) bu bağlamda “güçlü olan”; sol el ise bunları yapamadığından “zayıf olan”dır [10]. Bu yapı, “sağ el” ve “sol el” manalarını veren kelimelerin incelenmesiyle daha iyi anlaşılır, zira “sağ el” manasına gelen dextera, anlaşılabileceği gibi “sağ” anlamındaki “dexter” sıfatından gelir (bu sıfat da Sanskritçedeki dakshinas‘tan gelir; Yunancası için de “deksios” görülebilir). bu sıfatın diğer manaları şöyle: “becerikli, mahir, uğurlu, uygun bir kehanet işaretiyle ilgili” (zaten dostluk yemini de bu elle yapılıyordu. Ayrıca “dexteritas” [İng. dexterity, Fr. dextérité, İt. destrezza, Por. destreza, İsp. destreza], “hüner” manasındadır.). Sağ el açıkça “gücün sembolü”dür (“a sign of greeting, of fidelity; a symbol of strength, courage” [11]) “sol el” anlamındaki “sinistra” kelimesi ise, yine anlaşılabileceği gibi “sol” manasındaki “sinister” sıfatından gelir; dahası bu sıfat da “dexter”in içerdiği anlamların tam zıddını içerir: “uygun olmayan, elverişsiz, uyumsuz, yoldan çıkmış, ahlaksız” anlamlarındadır (İng. sinister, Por. sinistro, Fr. sinistre, İt. sinistro).

Buradan hareketle http://farm4.static.flickr.com/…90_0b5372251e_o.jpg linkinde çizmiş olduğum gibi, Y’de gerçekleşen çatallanmada sağ yolun olumlu, sol yolun ise olumsuz olmasının sebebi anlaşılmış olur.

Sonuçta bu bir semboldür ve bu sembolün farklı açıklamaları olabilir. Kimilerine göre çatallanmadaki bu iki el göğe doğru uzanmış ve dua etmektedir. Ya da yine Pythagorasçı tarotta Y harfinin bütün çıkıntıları, sivri uzuvları eşit olup Paracelsus’un tria prima dediği kimyasal birliği sembolize etmektedir: Tuz, cıva ve sülfür [12].

Tabi daha önemlisi buradan, yani Y harfinden hareketle Pythagorasçı düşünce sisteminde etik meselesinin önemini görebiliyor olmamızdır. Pythagoras, felsefeyi günlük hayata sokan ilk filozoftur. Onun kurduğu ekolde hayat ile düşünce, yani somut ile soyut iç içe girmiştir. Kişilerin özel hayatını sıkı bir disiplin altına alan [13] Pythagorasçılar için elbette yukarıdaki analojiden hareketle söyleyelim, sağ el ile sol el arasında yani erdem ile kötülük arasında bir ayrım da müthiş bir ethik problemidir. Bunun için evvela ruhun arınması yani bedenin özelliğini taşıyan (dünyevî) pisliklerden arınmak gerekir. Bütün Pythagoras okulu öğrencilerinin okumakla yükümlü olduğu söylenen bir metne göre; ruhsal olgunluğa erişmek gerekir. Bunun için öğrenciler, evvela tanrılara, ölümsüz tüm öteki varlıklara, anneye, babaya, yakınlara saygı beslemelidir; yasaların buyruklarını yerine getirmeli, yemine bağlı kalmalı, dostluğu gözetmelidir. Bedeni arzu ve isteklere hakim olmalı. Kötülük yapmamalıdır (böylelikle yeniden başa dönmüş oluyoruz; zira kötülük yaparsa kendi yaşamı da yıkıma uğrayacaktır) [14].

——————-

1. Aus. Idyll. 12, 9; karş. Pers. 3, 56; Lact. 6, 3, 6; Pierre Hadot, Philosophy as a way of Life: Spiritual Exercises from Socrates to Foucault, Blackwell Publishing, 1995, s.9; Kieren Barry, the Greek Qabalah: Alphabetic Mysticism and Numerology in the Ancient World, Weiser, 1999.
2. http://www.cs.utk.edu/~mclennan/ba/pt/intro.html
3. http://www.cs.utk.edu/~mclennan/ba/pt/intro.html
4. Isid. Etym. 1.3.10-16; http://www.cs.utk.edu/~mclennan/ba/pt/intro.html
5. Stanley tr. (Stanley 565); Maximinus (Pseudo-virgil) in Anthologia Latina, 652 Riese; Panofsky, Hercules 66-7. Chapman (Bartlett ed., 234-5) “Virgil’s Epigram of This Letter Y” Petrarch (Epist. iii.32); Meistersinger (Panofsky, Her. 66-7): http://www.cs.utk.edu/~mclennan/ba/pt/intro.html
6. Hesiodos Eseri ve Kaynakları, “İşler ve Günler”, s.149-150, çev. Sabahattin Eyuboğlu ve Azra Erhat, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1977. Aynı tema için bkz. W. Shakespeare, Hamlet i.iii.47; http://www.cs.utk.edu/~mclennan/ba/pt/intro.html.
7. Macrobius, in Aen. 6.136: “novimus pythagoram samium vitam humanam divisisse in modum y litterae, scilicet quod prima aetas incerta sit, quippe quae adhuc se nec vitiis nec virtutibus dedit; bivium autem y litterae a iuventute incipere, quo tempore homines aut vitia, id est partem sinistram, aut virtutes, id est dexteram partem sequuntur”; Jane Chance, From Roman North Africa to the School of Chartres A.D. 433 – 1177, University Press of Florida, s.90; http://vunex.blogspot.com/…en-of-forking-paths.html
8. Macrobius, in Aen. 6.136: “ergo per ramum virtutes dicit esse sectandas, qui est y littere imitatio; quem ideo in previous hit silvis latere dicit, quia re vera in huius vite confusione ex maiore parte vitiorum virtutis integritas latet. alii dicunt in eo ramo aureo inferos peti, quod divitiis facile mortales intereunt. tyberianus “aurum, quo precio reserantur limina ditis”»”; J. Chance, a.g.e., s.90.
9. http://vunex.blogspot.com/…en-of-forking-paths.html
10. http://vunex.blogspot.com/…en-of-forking-paths.html
11. Charlton T. Lewis, a Latin Dictionary; Founded on Andrews’ Edition of Freund’s Latin Dictionary (Trustees of Tufts University, Oxford), “dextera” maddesi, 1879.
12. http://www.cs.utk.edu/~mclennan/ba/pt/intro.html
13. H. Bekir Karlığa, İslam Kaynakları ve Filozofları Işığında Pythagoras ve Presokratik Filozoflar (doktora tezi), s.153, İst. Üniv. Ed. Fak. Fels. Böl. Türk-İslam Düş. Tar. Kür., İstanbul 1979.
14. H. Bekir Karlığa, a.g.e., s.163.

Son not: Conrad H. Roth’un blogundaki bu konuya dair yazıyı okumuş ve yeteri kadar kaynak göstermiştim. Kendisi blogunda, ilgili sayfada bana bir selam çakmış:
http://vunex.blogspot.com/…en-of-forking-paths.html

Reklamlar

3 comments on “Littera Pythagorae ya da Pythagoras Harfi: Y

  1. Sophie
    17/02/2009

    >Ya ben bu olayı anlamıyorum işte,yazının tamamı için ekşiye yönlenmemize gerek kalmasa,hepsini buradan okusak olmaz mı..

  2. Anonymous
    18/02/2009

    >Önce ekşi sözlük’te yayınlandığı için olabilir. Ama yazıyı yazan jimi olduğuna göre bence burada da tamamı olabilir.

  3. Geri bildirim: Niçin Cato Socrates’i düşman belledi? « jimi the kewl resmi blog! (C. Cengiz Çevik)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: