C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

“Ölmeye/intihara ikna eden” kinik Hegesias üzerine aktarımlar

Birisini ölmeye veya intihara ikna eden olmak iyi bir şey mi? (Bence değil.) Bu bir beceri mi? (Belki.) Yunan felsefe tarihinde kinizmin önemli temsilcilerinden biri olan Kyreneli Hegesias için öyle, kendisi başarılı bir şekilde “ölmeye ikna eden bir hocaydı. Kendisine bu yüzden πεισιθάνᾰτος (peisithanatos) “ölüme ikna eden” anlamında bir lakap takılmıştı. Hegesias’ın argümanları tüm açıklığıyla günümüze ulaşmadı, tartışma ve ikna etme tekniğini, verdiği örnekleri ve ne tür itirazlarla karşılaştığını detaylı bir şekilde bilmiyoruz. Bildiklerimiz, ne yazık ki aşağıdaki kırıntılarla sınırlı.

kink.pngHegesias’la ilgili fragman şeklindeki tanıklıklar onun yukarıda özetlenen becerisini ve öğretisinin arka planını anlatıyor. Epiphanius, Adversus Haereses 3.2.9’da anlatıldığına göre, Hegesias yeryüzünde dostluğun ve şükran duygusunun olmadığına inanıyordu, bunun nedeni bunların kendi başlarına asla var olamayacak kavramlar olmasıdır. Boş birer beklentidir bunlar ya da farklı taleplere dayanan çeşitli duyguların yanlış adlandırmasından başka bir şey değillerdir. Örneğin dostluk, kendisi için istenmez, insana herhangi bir açıdan yararlı olduğu için istenir (bkz. Diogenes Laertios 2.93-95), bu yararlılık ölçüsünü yaşamda iyi olarak yüceltilen her unsura uyguladığınızda aynı sonuca varırsınız, en azından Hegesias böyle düşünüyor. Bununla birlikte aynı kaynakta geçtiğince, Hegesias’a göre sadece aptal biri için bu yaşam iyi bir şeydir, buna karşın bilge için iyi olan ölümdür.

Cicero, Tusculanae Disputationes 1.34.83’te Hegesias’ın ölümle ilgili düşüncesini daha da açıyor, buna göre “ölüm <bizi> kötü şeylerden kurtarır, iyi şeylerden değil” (a malis igitur mors abducit, non a bonis). Yukarıdaki aktarımla birlikte düşünürsek, bilge ölümü bizi kötü şeylerden kurtaran “yararlı” bir dönemeç ya da son olarak görüyorsa, bu da en nihayetinde bir yararlılık ölçüsüdür. Buradan, Hegesias’ın yararlılık ölçütünü sadece yeryüzünde hatalı bir şekilde yüceltilen kavramları çürütmede değil, tüm düşünce sistemine yedirerek kullandığı sonucuna varabiliriz.

Tarihsel olarak baktığımızda, Cicero’ya göre Hegesias bu konuyu öyle çok işlemiş ki (sic copiose disputatur), sonunda Mısır’ı İÖ 323-283 arasında yöneten kral Ptolemaios 1. Soter bir süre İskenderiye’de ders vermekte olan Hegesias’ın bu konuyu işlemesine yasak koymuş, zira birçok öğrencisi onu dinledikten sonra intihar etmiş. Cicero aynı yerde (1.34.84) Hegesias’ın Ἀποκαρτερῶν başlıklı eserinden de söz eder, bu eseri “Aç Kalarak Ölme” olarak Türkçeleştirebiliriz (ölüm orucunun nihayete ermesi gibi). Hegesias bu eserinde bir insanın nasıl kendisini aç bırakarak öldürdüğünü anlatıyormuş, dostları onu bu intihardan vazgeçirmeye çalıştığında, aynı kişi onlara “insan yaşamındaki elverişsiz/usandırıcı” (vitae humanae… incommoda) unsurları anlatarak cevap veriyormuş.

Valerius Maximus ise (Facta et Dicta Memorabilia 8.9 ext) Hegesias’ın ölüme ikna etme becerisini eloquentia‘sı yani belagati bağlamında değerlendirir, buna göre Hegesias “yaşamdaki kötü şeyleri <kötülükleri> öyle betimliyordu ki” (sic mala vitae repraesentabat), kendisini dinleyenlerin yüreğine zavallı oldukları düşüncesini işliyordu, sonunda birçoklarında “gönüllü ölüm arzusunu” (voluntariae mortis… cupiditatem) uyandırıyordu. (Kralın ona bu konuyu işlemesini yasakladığı bilgisi burada da bulunur.)

Plutarkhos da Hegesias’ın bazı kişileri ölmeye / intihara ikna ettiğini hatırlatır (De Amore Prolis 5.497d), sonra da ölmeye/intihara ikna olmayı, insanı doğal halinden uzaklaştıran ruhsal/zihinsel hastalıklar arasında sayar. Stoacıların başta tutkular olmak üzere, sarsılmazlığı (constantia) ve ruh dinginliğini (tranquillitas animi) bozan tüm duygusal durumları ruh/zihin hastalığı olarak görmesiyle benzer bir yaklaşım bu. Plutarkhos’un bağlamı daha çok insanın kendi evladını sevmesiyle ilgili olduğundan, çocuk sahibi olmanın insanı yaşama tutundurmadaki yerini düşünüyoruz ister istemez.

Ölmeye (aslında “kendini öldürmeye”) ikna olmanın temel nedeni yaşama tutunduracak nedenlerin yokluğu olabilir, Hegesias’ı yaşama tutunduran ve en azından ders verecek kadar yaşamasını sağlayan nedenlerin ne olduğunu bilmiyoruz. Belki birileri ona, masaya deve sidiği koyup “haydi iç” der gibi, “madem yaşamda iyi hiçbir şey yok ve ölüm tek iyi şey, o halde sen de kendini öldür” demiş olabilir. Spekülasyon üreterek kapatalım: Hegesias’ın bir kinik olduğunu unutmayalım, kinikler yaşadıkları toplumların sosyopolitik açıdan tümüyle hatalı bir şekilde inşa edildiğini varsayan immoralistlerdir, dolayısıyla mevcut toplum düzeninde düzeltilebilir iyi bir şey bulmadıklarını düşünebiliriz, “madem bu düzen devam edecek, ölün gitsin” demek istemektedir. Peki, kendisi niye ölmüyor? Eh, geride ölünmesi gerektiğini anlatacak birileri olmasa, kimse bunu bilmezdi değil mi?

Reklamlar

2 comments on ““Ölmeye/intihara ikna eden” kinik Hegesias üzerine aktarımlar

  1. Ebu Hureyre
    23/07/2017

    Güncel sidik mevzusundan da bahsetmek hoş olmuş. Belli ki antik sayılmasa da hayli eski bir kitap olan Kur’an ile de ilgilisiniz. Bu hadis mevzularıyla ilgili de görüşlerinizi paylaşsanız da okusak keşke.

    • jimi the kewl
      27/07/2017

      Merhaba Kuran ile ilgiliyim elbette, ancak bu konuda görüş bildirecek kadar bilgili sayılmam.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: