C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

İ.Ö. 82: bir Roma Ohal’i ve Khk’leri

Sulla.JPG

Sulla

Özellikle de İ.Ö. 87 ilkbaharından sonra komutanlar Sulla ile Marius arasındaki iç savaş hareketlenmişti. Beş yıl sonra İ.Ö. 82’de, Marius yoğun mücadelenin ardından Roma’daki consul’lüklere oğlu genç Marius’u ve Gn. Papirius Carbo’yu atayarak politik üstünlük sağlamıştı. Ancak Sulla, Latium’a kadar ilerleyerek Marius’u mağlup etmiş, sonra da hiçbir mukavemetle karşılaşmadan Roma’ya girmiş ve Roma’nın halkı ve Senatus üzerinde politik ve askerî üstünlüğünü ilan etmiştir. Sulla’ya göre, mevcut iç savaştan ziyadesiyle yorgun düşen Roma halkı ve devletinin, sorunlarını giderecek ve geleceğe kendi egemenliğinde güvenle bakabilmelerini sağlayacak bir dizi reforma ihtiyacı vardı.

Ancak yasal reformları sadece kılıç zoruyla çıkaramayacağını bilen Sulla, İ.Ö. 82’de devlet idaresinde tam yetkili olup bir nevi ohal kararnamelerini (kanun hükmünde kararname, khk) andıran bir dizi hükmü çarçabuk kabul ettirmek istedi. Bunun için sırasıyla şunları yaptı:

1. Consul’lerin devredışı bırakılması üzerine, bir nevi düşük profilli olan L. Valerius Flaccus’u interrex (geçici yönetici) olarak önerdi.

2. Flaccus’a ve Senatus’a mektup yazarak mevcut kaos durumunda kendisinin süresiz ve sınırsız yetkiyle dictator seçilmesi gerektiğini söyledi.

[3. Flaccus da, Sulla’nın yönlendirmesiyle, onu  consul suffectus (-aynı yılın consul’lerinin eksik kalan dönemini tamamlamak üzere- yedek/tamamlayıcı consul) değil, kalıcı dictator olarak atayan bir kanun çıkardı.]

4. Böylece Sulla, tam yetkiyle, gelecekteki her tür ihtilal hareketini imkansız kılacak ve aristokrat sınıfı kontrol altında tutacak, “reform” anlamına gelen yeni kanunlar çıkarma imkanı buldu.

Sulla’nın Roma’nın Ohal’inde çıkardığı kanunlar şunlar:

I. Halk (plebs) meclisinde Senatus’un evvelce kabul etmediği hiçbir kanuna oy verilmeyecekti.

II. Bir kere Halk tribunus’u (tribunus plebis) olanlar artık diğer memuriyetlere giremeyecekti. Böylece halka önderlik etmiş kişilerin devlet hiyerarşisinde yükselmeleri engellenmiş oluyordu.

III. Bir kişi aynı devlet memuriyetine ancak on sene geçtikten sonra tekrar atanabilecekti. Böylece İ.Ö. 104-100 arasında aralıksız consul seçilen Marius gibi, bir kişinin aynı memuriyette senelerce kalması ve olağanüstü bir güç elde etmesi engellenmiş oluyordu.

IV. Consul ve praetor’lar memuriyetleri esnasında devlet içinde sadece mülkî işlerle uğraşacaktı, daha sonra proconsul ve propraetor olabilecekti, bu da mülkî kuvvet ile askerî kuvvetin ayrılması anlamına geliyordu.

V. Devletin bütün askerî kuvveti fiilen Senatus’un elinde olacaktı, örneğin denizaşrı memuriyetlerin bir veya birkaç sene daha uzatılması, eyalet ordusu komutanlarının tayini gibi yetkiler sadece Senatus’ta olacaktı.

VI. C. Gracchus’un atlı sınıfına verdiği salâhiyet tekrar Senatus’a verilecekti, böylece Senatus en yüksek askerî, adlî ve teşrii kuvvetleri kendisinde topluyordu.

VII. Bu zamana kadar yeni senator’leri tayin ve eskileri listeden silmekle görevlendirilmiş olan censor’luk makamı kaldırılacaktı, onun yerine quaestor’luğa seçilmiş olan herkes otomatik olarak Senatus’a dahil olacaktı.

IX. Praetor sayısı 6’dan 8’e, quaestor’ların sayısı da 20’ye çıkarılacaktı.

X. Bundan böyle pontifex’ler halk tarafından değil, halk meclisleri tarafından seçilecekti.

Sabahat Atlan devlet nizamında yapılan bu reformun “tam bir irtica hareketi” anlamına geldiğini söylüyor. (Roma Tarihinin Ana Hatları: 154) Zira halk bundan böyle kanunları consul başlığında toplanan comitia centuriata’da onaylayacak, comitia tributa’nın vazifesi sadece küçük eyalet memurlarını seçmek olacaktı. Sulla halka buğday dağıtımını durdurmuş, kemer sıkma politikası uygularkeni beri yandan Romayı yeni ve gösterişli binalarla süsleyerek kendi politik görkemini krallık düzeyine çıkararak arttırmayı amaçlamıştı. Kesinleşmiş ceza olmaksızın ve mahkemesi yapılmaksızın ölüm cezası verme yetkisini kendisine tanısa da (!) Sulla’nın hiçbir zaman şahsına bağlı bir tekadam rejimi kurmaya çalışmadığını iddia edenler de vardır, Atlan da bunlardan biridir. Aynı yerde dikkat çektiği üzere, pek haksız değildir, zira Sulla yukarıdaki reform hükümlerinden de anlaşılacağı üzere Senatus’u öne çıkaran güçlü bir parlamenter yapı kurmak istemiş sayılabilir. Nitekim İ.Ö. 79’un başında hayalini kurduğu politik rejimi inşa ettiğini düşünerek dictator’luktan ayrılmış ve Puteoli’deki çiftliğine çekilmiştir, zaten bir yıl sonra da ölmüştür. Ancak reformu Sulla’nın rejiminin uzun ömürlü kılmaya yetmemiş, yapı daha sonraki iç savaşlar ve Caesar gibi ihtiraslı kimselerin hamleleriyle çökertilmişti.

Reklamlar

One comment on “İ.Ö. 82: bir Roma Ohal’i ve Khk’leri

  1. Geri bildirim: Tarihi Değiştiren Soru: Cui Bono? – GazeteBilkent

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 13/08/2016 by in Eskiçağ üzerine and tagged , , , , , , , , .
%d blogcu bunu beğendi: