C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

>No nuclear!

>

Şahin Alpay durumu iyi özetlemiş, okuyalım.

“Japonya’nın Fukuşima santralında yaşanan nükleer facianın boyutları giderek daha vahim bir hal alıyor. Santralın 4 reaktöründe de, en büyük tehlike olan reaktör kalbinin erimesi olayı gündemde.

AB Komisyonu’nun enerjiden sorumlu üyesi Günther Öttinger, Avrupa Parlamentosu’na yaptığı açıklamada, durumun kontrolden çıktığını belirttikten sonra, “Kıyametten söz ediliyor… Bu sözcüğün doğru seçildiğini düşünüyorum” dedi. (The Guardian, 16 Mart)

Japonya gibi dünyanın teknolojik bakımdan en ileri gitmiş, nüfusu en eğitimli ve en disiplinli olan bir toplumda bile, nükleer krizle başa çıkmada büyük yetersizlikler gösterildiğine dair yorumlar yayılıyor. Nükleer santrallara sahip ya da kurmakta olan ülkelerde güvenlik önlemleri gözden geçiriliyor. Çin, inşaatları askıya aldığını açıkladı. Çoktan yeni nükleer santral yapmama kararı alan Almanya, 1980 öncesi inşa edilenleri üç ay süreyle kapattı. Başbakan Merkel, “Japonya gibi gelişmiş bir ülkede bunlar yaşanabiliyorsa, yeni bir durumla karşı karşıyayız ve buna göre davranmalıyız” dedi. Britanya, ABD ve nükleer enerjide en fütursuz Fransa bile santralları gözden geçirme kararı aldı. Faal 440 santraldan üçünde yaşanan facialardan sonra dünyanın yeni nükleer santral kurmadan önce birkaç kez düşüneceği anlaşılıyor. Peki bizim hükümet ne yapıyor?

Başbakan Erdoğan, Moskova’ya hareketinden önce, nükleer santralların riskini tüp gaz kullanma riskine benzetti. Moskova’da, “Olumsuz bir netice doğacak diye yatırımdan vazgeçemezsiniz…” buyurdu. Ve telaşla ekledi: “Her şey tamam, kazmalar vurulacak. Aylar değil, haftalar sayıyoruz. Nükleer santralın temeli nisan sonu ya da mayıs başı atılabilir…” Enerji ve Çevre bakanlarının söylediklerinde ciddiye alınacak bir taraf görmüyorum. Başbakan’ın sözleri ise, hükümetin nükleer santralların arz ettiği tehlikeler konusunda Çernobil’e ve Fukuşima’ya rağmen ne kadar aldırmaz, ne kadar vurdum duymaz bir tavır içinde olduğunu yeterince gösteriyor.

Türkiye bu tavra layık değildir. Ama maalesef, nükleer enerji için yıllardır yürütülen lobi faaliyetleri toplumun ezici çoğunluğunu riskler konusunda tam anlamıyla karanlıkta bıraktı; nükleer santrallar modernliğin simgesi olarak yutturuldu. Herhalde bu nedenle Başbakan, “bu tavır oy kaybettirmez, kazandırır” diye düşünüyor. Ama yanıldığını görebilir.”
Kaynak: “Nükleerden vazgeçelim, dünyaya örnek olalım”, http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazarno=1055

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 19/03/2011 by in Felsefe - bilim and tagged , , , , .
%d blogcu bunu beğendi: