Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

>Timsahın Gözyaşları…

>

Emperyalistlerin AKP nezdinde sürdürdükleri “yeniden inşa” sürecini yaşadığımız son dönemde, yerli uşaklarının emekçi halkı oyuna getirmek için şekilden şekle girmelerine, acizliklerine sık sık tanık oluyoruz. Bunun son halkasını da geçtiğimiz günlerde Tayyip Erdoğan’ın AKP grup toplantısında yaptığı konuşmada timsah gözyaşları dökmesi oluşturdu.

Başbakanın Oscar’lık performansının sebebi ise –ne ilginçtir ki- 12 Eylül Askeri Faşist Cuntası’nın katliamlarıydı…

Erdoğan’ın Anayasa referandumunun başarı ile atlatılması için devrimci şehitleri kullanacak kadar alçalması, AKP’nin aciziyetini ve ikiyüzlü politikalarını gözler önüne sermektedir.

Bugün Necdet Adalıları, Erdal Erenleri, Denizleri, Mahirleri ananlar, daha dün Güler Zere’yi ölüme mahkûm edenlerden, onlarca devrimci, demokrat, yurtseveri katleden, işkencelerden geçiren, hapishanelere dolduranlardan başkaları değildir.

Sözde demokratikleşme ve açılımlarla ve bunların son halkası demokrasi sosuyla halkın önüne sürülen anayasa referandumu ile birlikte halkı aptal yerine koyan tüm politikaların geldiği nokta ortadadır. Neoliberal politikalarla ülkenin doğal kaynaklarının, iş gücünü peşkeş çekilmesi, yabancı tekellerin ülkeye girmesiyle üretici köylülüğün tasfiye edilmesi, tarım ve hayvancılıktaki yıkımın “ithal et”lere kadar varması, yaşamın her alanına –eğitim, sağlık gibi en temel haklar alanına dahi- nüfuz eden talan ve hak gaspları, en ufak hak arama mücadelesine gösterilen tahammülsüzlük, haklı, meşru mücadelelerin en ağır şekilde bastırılmaya ve sindirilmeye çalışılması, işçi katliamları ve dahası…

“24 Ocak Karaları” adı altındaki peşkeş hamlesinin de, kararları hayata geçirebilmek için halkın demokratik hak ve özgürlükleri mücadelesinin zirvede olduğu bir dönemde, bu tehlikeyi ortadan kaldırabilmek için yapılan 12 Eylül Askeri Faşist Cuntası’nın teorisyeni de pratisyeni de bellidir. O günden bu güne ne faşist anayasa değişmiştir, ne de uygulayıcıları… Kişiler, isimler, harfler, maddeler değişebilir. Hepsinin özü aynıdır. 1980’de de, 2010’da da… 12 Eylül 2010’da da referanduma sunulacak anayasa 12 Eylül Anayasası’nın devamıdır. Bugüne kadar yapılan -son değişiklikler dâhil- ufak tefek değişikliklerle 12 Eylül Anayasası’nın özü korunmuş, aynı anlayışın farklı dönemlerdeki ihtiyaçlarına göre şekillendirilmiştir.

Zaten anayasa, devlet iktidarını elinde tutan sınıf veya sınıfların mevcut egemenliklerini ve ekonomik çıkarını koruyan ve bu sınıfın yönetim biçimini ve ideolojik yapısını ifade eden, zor kullanım tekeline sahip bir sistemdir. Sınıflar üstü bir demokrasinin olmadığı aşikârdır. İşçi ile patronun, köylü ile ağanın çıkarını aynı anda koruyan bir demokrasi yoktur.

Asla umutsuz değiliz.

Ezen ve ezilen arasında derinleşen çatışma, 12 Eylül’ü hak ettiği yere gömecek günlerin muştusudur.

Yeter ki sınıf mücadelesinin tarihinden öğrenerek, arınıp gelişme yolunda daha cüretli, daha bilge ve daha büyük adımlar atabilelim.

Davamız doğrudur. Ve doğru bir dava yenilmezdir.*



Erbil

*Mao Zedong

Reklamlar

One comment on “>Timsahın Gözyaşları…

  1. gasilhane
    22/07/2010

    >Yine de Beren Saat'ten iyiydi başbakanın performansı. Dadminsiz taban kalmamıştır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 21/07/2010 by in Genel and tagged , , .
%d blogcu bunu beğendi: