C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

>Bir Kez Daha Nietzsche Üzerine

>“..pazar yerinden ve şöhretten uzakta oluşur bütün büyük şeyler; pazar yerinden ve şöhretten uzakta kalmışlardır daima yeni kıymetler yaratanlar.”

dünyanın gidişatını belirleyen, ideolojinin temelini atarken, herkes taa mezopotamya kökenli en yenisi 1500 senelik tek tanrıya sığınma ifadesinin üzerine yatarken, kimileri de çağlar ötesinde krallıklar ararken, iyi ile kötünün çarpıştığı, adının konduğu acımasız medeniyetler çatışmasının; sağı solu, siyahı beyazı, doğusu batısı, daha nicelerini parmak işaretiyle ya da işaret parmağıyla, hem de “tanrının öldüğünü” iddia ederek iyi ile kötünün ötesine geçen pos bıyıklı adam.

karşı çıktı sevgi dolu olanlar; islami söyleme sahio olduklarını iddia ettiler. gizli hristiyan oldular, batıl inançlara daha önemli atıflarda bulunarak; allahın kutsal evine gitmeden, kapalı kapılar ardında vatikan’ın gizli büyükelçileri oluverdiler.

laf kalabalıkları arasında, yalnız sözler, yalnız şarkılar hep j.j. rousseau’nun gezilerinde olmayacaktı tabi. o da itiraflar’ında samimi değilmiş meğerse;

hiç de mühim değil aslında;dünya nietzsche ‘nin işaret parmağına yerleşti bile, güçlünün istenci veyahut kölenin öldüğü gerçekliğin adına isa’nın krallığı diyerek, gibisi fazla isa’ya tanrı muamelesi yapıp, o’nun öğretileriyle kalkınma amacındayken, “yahudi ezikliğinden, haksızlığından..” dem vuran nietzsche’nin, güçlü olana yüklediği derin misyon; batı tarafından sahiplenilmemiş midir?

kim iddia edebilir? önceden, rant için seferler düzenleyip, dini sembollerin arkasına sığınan batı, emperyalist kaygılarla sarsılıp, birbirine düşmemiş miydi?

asia’da iki devrim, birinci dünya savaşı’nın kaderinib elirlerken, batı emperyalizmine karşı çıkarken, hala ve hala “tanrı öldü.” diyen pos bıyıklıya da savaş açmışlardı.

batı artık farkında olmadan, zira batı asla ve asla ne olduğunun farkına varmamıştır, pos bıyıklının “her yaşayan itaat edendir.” inancına kapılmıştır. kaçınılmaz son hızlanmamıştır. her yüzyıl, batı için kaçınılmaz sonun hızlandırılmış saatleri gibi. hep, bir önceki sarıldığı sembolün yıkılışına, ama eskinin yeniye karşı çıktığı bir ortamda, şahit olunmuştur.

pos bıyıklı adamımız, işte bu gidişatı belki bilinçli bir şekilde işaret ediverdi ya da bilinçsizce, sonuçta etti.

sevgi sitesindeki ezikler, olduğu şeyi aslında hiç olmadığını, olması gerekenin sadece sandığı şey olduğunu hiç bilemeyenlerdi.

islamiyet diye, biraz arap, biraz eski anadolu, biraz da orta asya/türk adetlerini, değişmiş dedikleri tek tanrılı evvelki dinlerden çok şeyi benimseyip durdular, türk diye bildikleri şeyle, büyük kurtarıcı sarı paşa’nın muhteşem birleştirici siyaseti arasında dağlar vardı, kafatasına saldırdılar, aralarından bazıları, “halkçıyım.” dedi, belki eskiden gerçekten de halkçıydılar, ama onlar da sapıtacaktı elbette; halkçılıktan, kürtçülüğe kaydılar, 15 yaşındaki veletleri, dağa çıkardılar, dağ tecavüzcülerine lider dediler, ama hepsi ne varsa sağda, solda, hepsi küreselleşti sonunda. toplu intihar gibi birşey ya da ab para fonu’nun cazip teklifleri cezbetti. olabilir.

pos bıyıklının anadolu üzerindeki etkileri mi bunlar? hayır tabi ki; gizli gizli ya da bilinçsizce pos bıyıklının seyrettiği yola düşenlerin yine de laf kalabalığı yaptığı coğrafyalarda; hem de din adına, ırk adına şahin operasyonları düzenleyen para babalarının, “nükleer tehlike olarak gördüklerine bastırma amaçlı nükleer saldırı yapacakları” bir yüzyıl içinde yaşıyoruz.

iyinin kötünün ötesine geçtik artık.

tüm dünya elele geçtik, bu geçiş esnasında kimimiz güçlü, efendi rolünü seçti; kimimiz cehalet, sefalet içinde ezilen olmayı yeğlemedi ama başkaları onları yeğledi yeteri kadar..

“mağaralar ve çalılıklar var burada, yolumuzu şaşıracağız! – dur! kımıldama hiç! görmüyor musun baykuşlarla yarasaların uçuştuklarını?”

a. hitler efendi içlerinde en suçlusu imiş. sevgi sitesinde, kandırılmışların coğrafyasında, ne olduğunun farkında olmayani özünü yitirenler hala “o adam deliydi..” deyiversinler.

harbiden iyinin ve kötünün ötesindeyiz çoktan beri..

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 23/12/2007 by in Felsefe - bilim, Genel and tagged , , , , , .
%d blogcu bunu beğendi: