Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

Non causa pro causa (Neden için neden değil)

Safsataların Latince Terminolojisi

[Causa= neden; pro + acc.= -için; İng. Non-cause for cause ya da false effect]

Nedensellik üzerine kurulu safsataların en ünlülerinden olan non causa pro causa “X’in açıkça Y’ye neden olduğu, Y’nin yanlış olduğu ve dolayısıyla X’in de -tartışmasız / istisnasız- yanlış olduğu” kabulüne dayanır.

“Yüksek sesle müzik dinlemek sağırlığa yol açar, müziğin sesini kıs!” buyruğu bu safsataya örnek gösterilebilir. Buradaki problem temel varsayımın her daim geçerli olup olmadığının sınanmaması ya da basitçe her daim geçerli olmamasıdır. “Yüksek sesle müzik dinlemek sağırlığa yol açabilir” ile “Yüksek sesle müzik dinlemek -her daim- sağırlığa yol açar” varsayımları farklıdır, ancak verilen örnekte ilk varsayım ikinci varsayım gibi düşünülmüş olup, ardından “müziğin sesini kıs” buyruğu gelmiştir.

Buradaki örnekte temel varsayımın “eksik” olduğu görülüyor, bununla birlikte eksikliğin oranı az ya da çok olabilir. Örneğin “Tatlı yemen seni mutlu eder, dolayısıyla tatlı yemelisin” ikili cümlesinde varsayımın gerçekten doğru olup olmadığı ölçülmeksizin, ardından gelen sonucun doğru kabul edilmesi, ifadeyi safsataya dönüştürür, ifadenin savunulabilmesi (safsata olmaktan çıkması) için detaylandırılması gerekir. Varsayıma duyulan güvenin kaynağı konu edilen unsurla (ya da o unsurun türüyle) ilgili geçmiş deneyimler (belki başka bir safsata, bkz. ad verecundiam) olabilir, ancak normal şartlar altında varsayımdaki kabulün her daim geçerli olup olmadığı belirsiz olabilir, zira unsurlar türler üzerinden ilişkilendirilmiştir (ya da ilişkilendirilen sadece türlerdir):

“X tür bir şey, Y tür bir şeye neden oluyor, Y tür bir şey Z tür bir şeydir, dolayısıyla Z tür bir şey her daim Z tür bir şeydir.”

Burada -yukarıda da söylediğimiz gibi- detaylandırılmayı bekleyen bir genelleme söz konusudur, örneğin: “Okullarımızdaki eğitimin kalitesi giderek düşüyor, açık ki, öğretmenlerimiz görevlerini yeterince yerine getirmiyor.” Eğitim kalitesinin düşmesinin tek nedeni (ya da nedenlerinden biri) öğretmenlerin görevlerini yerine getirmemesi olmayabilir, dolayısıyla sonuca götüren varsayımdaki “neden” (causa) geçerli olmayabilir. Bu son durum için bkz. P. J. Hurley, A Concise Introduction to Logic, s.144

Faydalı okumalar: 1, 2, 3, 4

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: