Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

Ad verecundiam (Çekingenliğe dönük)

Safsataların Latince Terminolojisi

[Ad +acc.=–e doğru; verecundiam (verecundia isminin acc. hali) = utanç, çekinme, çekingenlik; İng. appeal to authority ya da appeal to authority rather than reason]

Bu safsata savunulan görüşün ya da iddianın (çekingenlikten ötürü) otoriteye dayandırılmasıdır. “Bir uzman A’nın doğru olduğunu iddia ediyor, dolayısıyla A doğrudur.” Şeklinde oluşur. Burada belirtilmesi gereken husus, otorite atfının yeterli görülmesidir, bununla birlikte her otorite atfını safsata olarak değerlendiremeyiz.

Kuşkusuz, bu safsatanın belirleniminde temel ölçüt atıf yapılan otoritenin kimliği ve onun dayanağıdır, zira “Yıllarca aynı trenle yolculuk yapmış olan Serkan, bu trenin gecikeceğini söylüyor” ile “Tren grevlisi bu trenin gecikeceğini söylüyor” atıfları arasında iddianın dayanağı açısından fark vardır. En nihayetinde her iki otorite ve dayanak da, otoriteye (ve dayanağa) güvenen kişinin başka bir kimseye güvendiğini gösterir. Latincede verecundia teriminin ilk anlamı “tevazu”, ikinci anlamı ise “pısırıklık”tır.

Her tevazu gösterenin pısırık olmayacağı gibi, her otoriteye güvenenin de pısırıklığından ötürü bu safsataya sığındığı söylenemez. Dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise, iddiasını temellendirirken otoriteye sığınan kişinin otoritenin görüşünü bire bir / doğru bir şekilde yansıtıp yansıtmadığıdır, dolayısıyla otoriteye atıf yapılan ortamdaki otoriteye ilişkin bilgi eksikliği de böyle bir atfı safsata kılmaya yetebilir. Emanuele Bardone’nin kitabındaki (Seeking Chances: From Biased Rationality to Distributed Cognition, s.8) örneği verirsem, (özetle) “11 Eylül’le ilgili bir komplo teorisi sunan Loose Change filmi amatörler tarafından internette yayınlandı, oysa 9/11 Araştırma Komisyonu bu filmde anlatılanları yalanladı, dolayısıyla bu filmi ciddiye almaya gerek yoktur.” X kişisi bu örnekte amatörler ile uzmanları kıyaslamış olup, uzmanların otorite kimliğine sığınarak söz konusu teorilerin doğru olup olmadığını araştırmadan onların yanlış olduğunu kabul etmiştir.

Carl Sagan’ın (Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı, s.214) verdiği örnekse şudur: (Sagan “Otoriteden gelen sav” demiş bu safsataya) “Örneğin, Başkan Richard Nixon yeniden seçilmelidir, çünkü kendisinin Güneydoğu Asya’daki savaşı sona erdirmek için gizli bir planı var. –ne var ki, plan gizli olduğundan seçmenin kendi ölçütleriyle bir değerlendirme yapması olanaklı değildi; savın kendisi ona güvenmek için yeterliydi; çünkü o Başkan’dı: Böylelikle seçmen, sonradan hata olduğu anlaşılan bir seçim yapmış oldu.” Bu safsata yine bilim terminolojisinde -Matta İncili’nden hareketle- Matthew effect yani Matta etkisi olarak da bilinir, buna göre “insanlar tanınmış olanı (insan ya da şey) doğru kabul etmeye meyillidir.” “Kuran böyle diyor” ya da “Nutuk’ta böyle yazıyor” bunun örnekleri olabilir.

Faydalı okumalar: 1, 2

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: