
10 Nisan 2026 tarihinde Ataşehir Belediyesi’nin konuğu oldum.
“Filozofun Yaşamı ve Eseri” başlıklı bu buluşmada Pythagoras, Sokrates ve Seneca’yı anlattım. Etkinliği düzenleyen ekibe, kıymetli dostum Elif Hopyar’a ve dinlemeye gelen herkese teşekkür ederim.
Bu konuşmada, “filozof” kavramını Antikçağ’dan günümüze uzanan bir düşünsel hat üzerinde yeniden ele alıyoruz. Bir filozof kimdir? Ve daha da önemlisi: filozofun en büyük eseri nedir?
Pythagoras’ın varlığı anlamaya çalışan “soylu seyircisi”nden, Sokrates’in felsefeyi gökyüzünden yeryüzüne, sokağa ve evlerimize indirerek ahlakı merkeze alan aydın duruşuna ve nihayetinde Seneca’nın kendi yaşamını evrensel bir şifa kaynağına dönüştüren dengeli bilgesine kadar gördük ki; bir filozofun en büyük, en eşsiz eseri kaleme aldığı soyut metinler değil, ilmek ilmek dokuduğu kendi yaşamıdır.
Filozof, içindeki ilahi tohumları yeşerterek ölümlü bedeninde ölümsüz bir erdem anıtı inşa eden; felsefeyi salt bir laf kalabalığı değil, fırtınalı denizlerde rotamızı çizen bir “yaşam sanatı” kılan kişidir.
Başta da belirttiğimiz gibi, insanın asıl değeri yalnızca ne söylediğiyle değil, başkaları için neyi mümkün kıldığıyla, temas ettiği hayatları nasıl güzelleştirdiğiyle ölçülür.
Tıpkı kendi hayatlarını birer sanat eserine dönüştürerek bizlere erdemli bir yaşama cesareti aşılayan bu filozoflar gibi.
İçerik:
