Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

Neil deGrasse Tyson, Dawkins ve Cizvit rahip ile Startalk (Bilim ve din üzerine)

Malumunuz bir süredir Carl Sagan’ın eski Cosmos‘unun Neil deGrasse Tyson’ın sunumunda yeniden canlanışına tanıklık ediyoruz. Her yerde, işte/okulda, sosyal medyada, vs. övgüler duyuyorum. Doğa’daki ilköğretim seviyesindeki birçok öğrencim bile bu belgesel dizisinden haberdar ve ona bayılıyor, nasıl bayılmasınlar, birçoğuna -övünmek gibi olmasın- bu minvalde yol gösterenlerden biriyim, Latince eğitimlerindeki katkım neyse, onları çareyi bilimde arama hususundaki katkım daha fazladır. Bu benim için de iyi bir şey, onlar için de. İşe yarar hissediyorum kendimi.

National Geographic yetinmemiş, Neil deGrasse Tyson’ın Cosmos’taki başarısını katlaması için ona bir fırsat sunmuş ve podcast serisiyle aynı adı taşıyan bir talkshow yapmasını istemiş. Haftalık yayınlanan bu talkshow’un her bölümünde bir bilim adamı ya da bilimsel tartışmaları tetiklemiş birisi (örneğin bir bölümde Christopher Nolan konuktu, malumunuz, Interstellar‘ın yönetmeni) geliyor ve bilim üzerine konuşuyorlar. Komedyen Eugene Mirman da eşlik ediyor onlara. Dün izlediğim bölümünde Richard Dawkins ve ona karşılık bir Cizvit rahibi konuktu, yaşadığımız topraklarda olsa polemikten hakarete (hatta “sen benim kutsal değerlerime hakaret edemezsin tamam mı” ithamına) kolayca geçilebilecek bir tartışma zemini olmadı, bunda ateşli ateist Dawkins ile Cizvit rahibin aynı yerde oturmamasının da etkisi olabilir. Ama asıl neden bulundukları kültür ortamının bu tür tartışmaları yüzyıllar içinde sindirmiş olması ve “insanların kafalarını düşünce ya da inançlarından ötürü kesmek” gibi bir seçeneğin akla gelmemesidir, aklına gelebilenlerin de ortalama inançlılarca bile marjinal kılınabilmesidir.

Programa dönersem, Neil deGrasse Tyson beklemediğim kadar Cizvit rahibe ve onun yüzyıllardır duymaya alışık olduğumuz argümanlarına kafa tuttu ve büyük ölçüde Dawkins’in yanında yer aldı ya da bana öyle geldi. Birçok konu bir talkshow bağlamına yakışır bir şekilde, yüzeysel işlendi, esasında ilgili konuları televizyon izleyicileri önünde felsefî, kozmolojik ve ontolojik deliller (hatta inancın kaynağını oturtmak için psikolojik, sosyolojik ve antropolojik deliller) bağlamında derin bir şekilde işleyebilme olanağı “zaten” yok. Kaldı ki “her şeyi Tanrı yarattı” argümanını herkesin anlayabileceği dilde savunmak ya da çürütmek de programın konusu değilmiş gibi geldi bana, ki doğrusu da bu, takriben 40 dakikalık bir talkshow’da bildik konuları bildik argümanlarla yüzeysel bir şekilde incelemek izleyicileri olabildiğince çok tartışmalı konuya çekmenin en iyi yöntemlerinden biri olmalı, eğer böyle bir amaç varsa, ki bu programda bunu gördüm. Neyse, nereden nereye taştı konu. Burada sadece programı Archive.org vasıtasıyla paylaştığımı söylemek istiyordum, bir de “keyifli seyirler” demek.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 18/05/2015 by in Felsefe - bilim, Podcast and tagged , , , .
%d blogcu bunu beğendi: