Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

Exitus-reditus meselesi (Yeni-Platonculuk ve Thomas Aquinas)

Bir arkadaşımız Yeni-Platonculuktaki exitus-reditus olayını sormuş.

Exitus “çıkış” (exire: çıkmak, ayrılmak), reditus “dönüş” (redire: <geri> dönmek) anlamında olup Hıristiyanlık terminolojisinde ama özellikle de Aziz Paulus’ta (dolayısıyla Kutsal Kitap’ta) ve Atinalı syncretist* Proclus’un metinlerini okurken mevzuu kavradığını düşünebileceğimiz Thomas Aquinas’ta özün (hakikatin) hareketini gösterir: Buradaki exitus yani çıkış “Tanrı’dan çıkış/geliş”i, reditus ise “Tanrı’ya dönüş”ü gösterir. Aquinas üç unsurlu bir süreç olarak görür exitus-reditus‘u:

exitus-reditusBirinci unsurda (prima pars) yaradılanlar yaratıcıdan yani Tanrı’dan gelir; ikinci unsurda (secunda pars) aklî yaratığın yani insanın ahlakî davranışı, aldığı özü Tanrı’ya vermesi anlamına gelir; üçüncü unsurda ise (tertia pars) Aquinas İsa’yı amaç olan Tanrı’ya varma yolu ve İsa ayinini (Sacramentum) Tanrı’ya giden hakikî yolun ihtiyaç duyduğu lütfun taşıyıcısı olarak görür. Anlaşılmalı ki, bu aynı zamanda Aquinas’ın Tanrı, İsa ve Kutsal Ruh’tan oluşan kutsal üçlemeyi (teslis) açıklama yoludur.

Aquinas’ın Hıristiyan perspektifiyle dile getirdiği bu anlayış esasında pseudo-Dionysiusçu bir yaklaşımın ürünüdür, buna göre tanrı nihaî iyidir, dolayısıyla tanrıya nüfuz etmek ve tanrının iyiliğinin başkalarıyla paylaşıldığı iddiası ziyadesiyle tanrıya içkin bir şeydir. Kaçınılmaz olarak burada Platoncu emanatio anlayışı karşımıza çıkıyor. Latincede “doğmak, kaynaklanmak, fışkırmak” anlamındaki emanare fiilinden türemiş olan emanatio Platoncu Latin terminolojisinde “her şeyin tanrıdan gelmesi” anlamındadır. Yeni-Platoncu kozmolojinin esasında da bu emanatio yani exitus-reditus fikri yatar; bu felsefî anlayışın Ortaçağ’da yüzyıllar boyunca, Hıristiyanlar tarafından ilgi alaka görmesinin nedeni de yukarıda anlattığım teslis öyküsüne iyi bir açıklama getiriyor olmasıdır.

Dahası, Cessario’nun da bildirdiği gibi (kaynak ileri okuma için bkz. bölümünde), Exitus-reditus şeması tüm hakikatin nihaî hedefini ve ürününü açıklarken, beri yandan en yüce hakikatleri kabul etme ve reddetme olgularının mantıksal dayanağını verir ve üçüncü olarak Platoncu felsefede de gördüğümüz ruhçu anlayışın bir gereği olarak kutsal olanla ruhsal bütünleşmenin yolunu gösterir. (Daha sonra Seneca’nın da savunacağı gibi, Platon’a göre, ruh bedende hapis hayatı yaşar.)

* Syncretist terimi “bir düşmana karşı iki grubun birleşmesi” anlamındaki συγκρητίζειν fiilinden gelir, “ortak/birleştirici yaratılışçı” olarak Türkçeleştirilebilir. Nitekim aynı terimle özdeş olan syncretism (ya da Türkçeleştirmeye çalışırsak, sinkretizm) 17. yüzyılda George Calixtus’un tüm Protestan grupları diğer tüm Hıristiyan gruplarıyla kaynaştırma projesinin de adı olmuştur.

İleri okuma için bkz.

-Joseph Peter Wawrykow, The Westminster Handbook To Thomas Aquinas, Westminster John Knox Press, 2005, s.53-54.

-Hans Boersma, Heavenly Participation: The Weaving of a Sacramental Tapestry, Wm. B. Eerdmans Publishing Co., 2011, s.5-6.

-Romanus Cessario, Introduction to Moral Theology (Catholic Moral Thought, Volume 1), The Catholic University of America Press, 2001, s.3-5.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: