C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

Diyalektikçilerin şahı / Eyüp dilemması!

Renaissance’ın İbnü’l-İbri yorumcularından Pocock Araplarda felsefe mefhumunu incelediği eserinde şöyle yazar:

Ignota illa Arabibus usque ad Caliphaxum Abbasidarum tempora.”

Abbasi halifelerinin dönemine kadar felsefe Arapların bildiği bir şey değildi.”

Ancak yazarın “ignota” diyerek nitelediği philosophia‘nın bir kolu olan diyalektiğin Eyüp peygamberle başladığına ilişkin bir iddia da dile getirilmiştir Renaissance’ta.
Burada ilginç bir durum oluşuyor, bir dilemma aslında. İslam düşüncesinde bilindiği gibi, Muhammed öncesindeki peygamberler de İslam’ın peygamberi sayılır, inanca göre, İslam Adem’den bu yana var olup (Nisa Suresi 163), aradaki farklı adlardan/inanç yapılarından mürekkep sapmalardan sorumlu değildir. Yahudi/Hıristiyan kafaların bir bölümü Renaissance’ta Eyüp peygamberi, yukarıda da söylediğim gibi, diyalektikçilerin şahı (dialecticorum princeps) sayınca, o aynı zamanda İslam peygamberi sayıldığından İslam felsefesinin, ki böyle bir şey varsa, bu peygamberle başladığı da düşünülebilir. Ancak onun diyalektikçi kimliğini kabul eden taraf, dediğim gibi Yahudi/Hıristiyan kesim olduğundan, Müslümanların onu diyalektikçi kimliğiyle benimsemesine de gerek yok. İşte dilemmanın hası!
Dahası da var aslında, neticede İslam “Tanrı’ya biat” demek. (bkz: Islamismus vero obedientia et submissio Deo) Felsefe ise sorgunun, soru sormanın temel alındığı bir tür biat killer. Hele ki diyalektik, bu açıdan bakılırsa, rahatsızlık veren bir sorgunun yöntemi. Eyüp diyalektikçilerin şahı idiyse, onun Kuran’da Tanrı’ya “Şeytan bana bir yorgunluk ve azap dokundurdu.” (Sad Suresi 41) deyişini de “Felsefe zaten şeytan işidir” şeklinde yorumlayabiliriz. Zira felsefe gerçekten de yorgunluk ve azap dokundurur bünyeye.
Reklamlar

One comment on “Diyalektikçilerin şahı / Eyüp dilemması!

  1. barbaros
    28/11/2010

    >yemin ederim her hafta sırf senin yazılarını okumak için ekşi sözlük'e giriyorum. her yazını kuşe kağıda basıp saklamak istiyorum. 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 27/11/2010 by in Felsefe - bilim, Genel and tagged , , , , , .
%d blogcu bunu beğendi: