C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

Türk kimdir?


4 Haziran 1881 tarihli Harper’s Week‘te (363.sayfa) “Among The Turks” başlıklı küçük bir yazıda Türk’ün özellikleri şöyle sıralanmış:

– Genel itibariyle Türk ne kadar fakirse o kadar iyidir; eline para geçtiğinde karakteri bozulur. Dürüstlüğü ancak mali durumu düşük olan sınıftaki Türklerin arasında bulursunuz; orta sınıftaki Türklerde nadiren bulur; üst sınıftaki Türklerde ise neredeyse hiç bulamazsınız.

– Türk iyi bir ev sahibidir. Tabi ki iyi ev sahipliği Kuran tarafından emredilmiştir.

– Bir Türkün özellikle de sohbet esnasındaki nezaketinden ders almalıyız. Bir Türkle muhabbete giriştiğinizde onun çok iyi bir dinleyici olduğunu farkedersiniz; konuşmanızı bölmez, lafa girmek adına boş sözler tüketmez. Ayrılmak için izin istedikten sonra gider. El sıkışma adetini suistimal etmediğinden bu hususta tiksinç de değildir. Selamı pek incedir; sanki yeri süpürüyormuş gibi sağ elini (önce) kalbine (sonra sırasıyla) dudaklarına ve alnına götürerek dünyadaki her şeyin senin olmasını istercesine, senin refahın için candanlığını ve daimi düşünceliliğini gösterir.

İnsanın kendisine dışarıdan bakmasını veyahut kendisini bir başkasının yerine koyup bir de meseleyi öyle değerlendirmek istemesini hiç anlamamışımdır. İnsan eğer kendisine bir başkası gibi bakmak isterse veyahut bir başkasının gözünde görünmek istediği gibi olmaya çabalarsa; işte o vakit insanın kendisi ortadan kalkar. Bunu genele yaydığınız vakit, her farklı kültürden insan tipinin en nihayetinde kendisini bir başkasının bakış açısı uğruna yok edeceğini görürsünüz. Tuhaf gerçekten, ne uğruna ortadan yitmek! Zaten şu üç günlük dünyada (ki “üç günlük” tabirimizi de Dünya’nın kendisinin Güneş ve kendi etrafındaki deveranına borçluyuz ya), herhangi bir gezegenden bakıldığında beş kuruşluk değeri olmayan bir terra’da yani mecburluğumuzun aşikar olduğu karasal bir yüzeyde ta 1881’de biri bizi bir kalıp içinde yargılamış. Oysa Türk kimdir? Birey birey, tek bir kalıba sığabilecek kadar alçakgönüllü bir fıtrata mı sahiptir?

Bilmiyorum.

Not: İlgili yazının bulunduğu sayfanın orjinali için:
http://picasaweb.google.com.tr/jengiz/Belgeler#5247124674524694082

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 17/09/2008 by in Başka birtakım hassasiyetler and tagged , , .
%d blogcu bunu beğendi: