Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

“Latince genelde yazıldığı gibi okunan bir dildir” tespitindeki hata

Say Yayınları’ndan Çıkan Latince-Türkçe Sözlük’teki Hatalar Anasayfasına dönmek için tıklayınız.

Turkce

Yukarıdaki kısım sözlüğün 11. sayfasından alındı. Dil üzerinde ciddiyetle duran birisi herhangi bir dilin kelime hazinesini başka bir dile aktarmaya çalışırken, yaygın yapılan bir dil hatasına düşmemelidir. Yukarıdaki alıntıda Latincenin Türkçe gibi, “genelde yazıldığı gibi okunan bir dil” olduğu söyleniyor. Oysa dil üzerinde “ciddiyetle” duran herkes bilir ki, “her dil yazıldığı gibi okunur, zira yazılma kuralları aynı zamanda okunma kurallarını belirler.” Yıllarca “Türkçe yazıldığı gibi okunan bir dildir, bu yüzden yabancı dillerinden daha kolaydır” safsatasını aşılayanlar özellikle de Sınıf / Türkçe öğretmenleri ya da başka dilleri az biraz öğrenmek durumunda kalmış Türkler olduğu için, insan ister istemez böyle bir hatanın eğitimli bir cahile yakışacağını düşünüyor.

Çalışmalarını incelediğimizde Latince bilmediğini ve buna rağmen biliyormuş gibi hatalarla dolu yayınlar ortaya koyduğunu anladığımız bir kişinin, Türkçenin doğasına ilişkin kulaktan duyma ve temelsiz bir bilgiyle Latinceye de, Türkçeye de “genelde yazıldığı gibi okunan bir dil” demesi şaşırtıcı değildir. Ferrari’nin motorlarını bilmeyen birinin para kazanabilmek için “Ferrari motorlarına giriş” kitabı yazması ve hiç görmediği bu motorları Şahin motorlarına benzetmesi gibi bir şey bu, burada kurduğum analojideki kritik nokta “hiç görmediği”dir, zira bir insan hiç görmediği bir şeyi bilemez. Furkan Akderin isimli şahıs da ihtimalen Latince görmemiş birisi, çalışmalarını inceledikçe bunu daha iyi anlıyorum. Şimdi geçelim tekrar şu “yazıldığı gibi okunma” meselesine.

 Bütün dillerde okuma yada telaffuz (İng. pronunciation) dediğimiz unsur dilin kaçınılmaz bir öğesidir, zira dilin ifade edilişi anlamına gelir. C. Dalton ve B. Seidlhofer’in tanımında telaffuzun ikili önemine vurgu vardır: Birincisi telaffuzdaki ses önemlidir, çünkü “belli bir dilin kodu (kullanım kuralı) olarak işlev görür.” İkincisi telaffuzdaki ses yine önemlidir, çünkü dil kullanılırken kast edilen mana ses sayesinde ifade edilir. (Pronunciation, Oxford University Press, 2001, s.3) Bu iki vurgudan hareketle Türkçedeki aynı harfin ya da hecenin kimileyin kalın, kimileyin ise ince okunuşunu göz önünde tutarak, bu iki kullanım için de tek bir sembol yani harf kullanılmasını, Türkçenin “yazıldığı gibi okunmayan” bir dil olmasına bağlayamayız. Bu bakış açısını kullanarak, ters bir çıkarıma da varabiliriz: C. Dalton ve B. Seidlhofer’in tanımındaki birinci vurgudan hareketle, telaffuzdaki ses dilin kodu (kuralı) ise, aynı sesin, farklı durumlarda farklı şekilerde telaffuz edilmesine rağmen, aynı sembolle (harf ya da heceyle) gösterilmesi o dilin yazıldığı gibi okunduğu anlamına gelmez (ki bu aynı tanımdaki ikinci vurguda dile getiriliyor). Aynı sembolün farklı zamanlarda farklı şekillerde okunması gibi bir örnekte durum böyle. Ancak Furkan Akderin’in “Latince Türkçeye benzer şekilde, genelde yazıldığı gibi okunan bir dildir” cümlesinin ardından gelen açıklamalar böyle bir duruma da dikkat çekmiyor.

Yukarıdaki alıntıdan da görülebileceği gibi,  söz konusu cümleden sonra şöyle diyor Furkan Akderin: “Tüm ‘c’ harflerinin ‘k’ olarak okunmasının yanı sıra Yunancadan geçmiş olan ‘y’ harfi ise ‘ü’ olarak telaffuz edilmektedir. ‘q’ harfi ise her zaman ‘u’ harfi ile birlikte bulunur ve bu harf ‘qv’ ya da ‘kv’ şeklinde okunur.” Dil konusuna yabancı olup, gerçekten de “bazı dillerin yazıldığı gibi okunduğuna, bazı dillerin ise yazıldığı gibi okunmadığına inanan (öyle olduğunu sanan / duyan)” biri Furkan Akderin’in cümlesini okuduktan sonra Latincenin “genelde” yazıldığı gibi okunan bir dil olduğuna inanacaktır, bir an kendimi ilgili yanlış inanca sahip biri olarak görüp metnin devamında Latincenin hangi durumlarda “yazıldığı gibi okunan bir dil olmadığıyla ilgili” örnekler bekliyorum ama karşıma yukarıda görebileceğiniz “Tüm ‘c’ harflerinin…” şeklinde başlayan açıklama çıkıyor. Acaba Furkan Akderin “yazıldığı gibi okunmama” örneği olarak c harflerinin k olarak okunmasını mı gösteriyor? Böyleyse, Furkan Akderin c için kafasında belli bir okuma / telaffuz belirlemiş ve k’nin bu okuma / telaffuzdan sapma olduğunu düşünmüş olmalıdır, ki bu durumda C. Dalton ve B. Seidlhofer’in tanımındaki ilk vurguyla çelişmiş olur, zira c için mevcut k okuması o dile özgü bir kodun gereğidir, başka deyişle c başka türlü okunacakken, k şeklinde okunması bir sapma değildir. Aynı problem “Yunancadan geçmiş olan y harfi ise ü olarak telaffuz edilmektedir.” çıkarımında da mevcuttur, y harfinin ü şeklinde okunması zaten Yunancaya ve dolayısıyla Latinceye özgü bir koddur, bir sapma değildir, dolayısıyla “Latince… genelde yazıldığı gibi okunan bir dildir” çıkarımı için istisna teşkil etmez.

Bir an için Furkan Akderin’in”Latince… genelde yazıldığı gibi okunan bir dildir” cümlesinden sonraki örnekleri “genelde” genellemesi dışında kalan istisnaları göstermek için vermediğini düşünelim, bu durumda kendisinden bu örnekleri vermesini beklerim, yukarıda da dediğim gibi. Ancak veremeyecektir, Latinceyi bilmediği ve anlamadığı için değil, böyle bir örnek bulamayacağı için. Zira temel aldığım okuma tanımındaki iki vurguyu da düşünürsek, hiçbir dil yazıldığı gibi okunmaz değildir, zira okunma kuralları yazım kurallarıyla belirlenir ve kodlanır. Latincede c’nin k diye okunması nasıl Latinceye özgü bir kodsa, Türkçede c’nin c diye okunması da Türkçeye özgü bir koddur, dolayısıyla Türkçedeki c okunuşundan hareketle, Latincedeki c’nin de c olarak okunmadığına dikkat çekip, “Türkçe yazıldığı gibi okunan bir dildir” ama “Latince yazıldığı gibi okunan bir dil değildir” diyemeyiz, çünkü her dil için ölçüt, o dil için belirlenmiş kendi kodlarıdır.

Bu konuda birçok Latince gramer kitabından örnek açıklamalar derliyorum, ancak açıkçası bunu bile gereksiz görüyorum. Çünkü sözlük çalışması yaptığını söyleyen bir insanın daha ilk cümlede bir dilin “yazıldığı gibi okunmayabileceği” imasında bulunmuş olması bile, o kişinin dil üzerine ne kadar “ciddiyetsiz” bir çalışma anlayışı içinde olduğunu göstermektedir. Şimdilik bu kısmı burada kesiyorum.

Reklamlar

One comment on ““Latince genelde yazıldığı gibi okunan bir dildir” tespitindeki hata

  1. Anonim
    02/02/2015

    güzel bakışlı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: