C. Cengiz Çevik'in resmi sitesi

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümünde Doktora Öğrencisi. Yeditepe Üniversitesi ve Doğa Koleji'nde Latince Okutmanı, yazar, okur, eyler!

Yergicilikten yasakçılığa (Aslında tam tersi)

Samed Behrengi ve Satura

I

Samed Behrengi’nin eleştirellikle yoğrulmuş ve sonu ölüm cezasıyla gelmiş yaşamı gibi, her jenerasyondan çocuğu etkilemiş olan kitabı Küçük Kara Balık da bir yazarının yaşamını tehlikeye atan satura niteliği taşıyor. Satirik kimliğin yazarların başına ne büyük sıkıntılar getirdiğini vurgulamaya gerek yok, yasak ve yasakçılık yerleşik bir çözüm mekanizmasına dönmüşken hele. Ancak insan “yazmadan edemiyor.”

Barnes and Nobles’ın E -kitap okuyucusu olan Nook’la seslisozluk.com sitesine girmeye çalışınca sitenin kapatıldığına dair bir uyarıyla karşılaştım, sistemin satirik kimlikleri zapt altına alma telaşı, satiriklikle uzaktan yakından ilgisi olmayan mecraların da başını yakıyor.

Özgürlüğe konulan sınırlar ve -yerli ölçekte düşünürsek- internette filtre sistemi önerileri düşünüldüğünde Iuvenalis’in “Yergi yazmamak zor iş” (Difficile est saturam non scribere) deyişini daha iyi anlıyorsunuz. Aynı esere Iuvenalis şöyle başlar, ki bu başlangıç da, kısıtlayıcı zorba karşısında tavır takınma mecburiyetini, kanımca çok iyi yansıtır:

Semper ego auditor tantum? numquamne reponam…”

Ben her daim dinleyici mi olacağım? hiç karşılık vermeyecek miyim?

II

R. Nozick Neo-liberal düşüncenin önemli temsilcilerinden biri.Küçük kara balıklar için yaşamı merak edip göletten çıkmanın ardından denize varıp kapalı bir toplumun ideolojik-evrenselci zorbalıklarına sessiz kalmak hep dinleyici kalmakla (semperauditor) eştir. Auditor‘luğu kabullenemeyenler için en büyük zorbalık da idareden kaynaklandığına göre (Behrengi’nin öldürülmesini ya da Iuvenalis’in sürgünlerini düşünün), neoliberal düşüncenin (örneğin temsilci bazında, R. Nozick’in söylediklerini düşünelim) “en minimal devlet, en iyi devlettir” ya da daha ılımlı bir şekilde “en az statik olan devlet, en iyi devlettir” söylemini savunmak makulmuş gibi görünüyor, zira en nihayetinde devlete ve sisteme sığmamış olan, auditor‘luğu yapıca kabullenememiş satiristler her devirde karşımıza çıkar; belki de, çürüme gibi, çürümeye karşı sessiz kalamama ve sessiz kalamayanların sistem tarafından tasfiye edilme zorunluluğu mukadder.

Geriye kalansa, güçten (yani zorbalık yapan yasakçı idareden) ya da güce direnenlerden yana olma tercihi, ilkini tercih edenlerin daimî mutluluğa eremeyeceklerini de ekleyelim, elbette fortuna‘ nın çarkı döner, yasakçılar da yasaklanır.

We sat and drank with the sun on our shoulders and felt like free men. We could have been tarring the roof of one of our own houses. We were the lords of all creation.” (The Shawshank Redemption)

Filtreli yasakçılık konusunda Sernur Yassıkaya’nın “İnternete Filtre: Bir Kamikaze Operasyonu” başlıklı yazısına bakmanızı isterim:

http://www.sosyalmedyahaber.com/internete-filtre-bir-kamikaze-operasyonu/

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 12/05/2011 by in Felsefe - bilim, Genel and tagged , , , , , , .
%d blogcu bunu beğendi: