Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

Petitio principii (ilkenin talebi)

Safsataların Latince Terminolojisi

[Petitio= talep; principii (principii = “ilke” anlamındaki principium isminin gen. hali; İng. begging the question. Karş.  circular definition, circular reasoning, reasoning in a circle, chicken and egg argument]

Temelde Circulus in demonstrando ile aynı durumu gösterir. Bu safsata bir ilkeye dayanan iddianın, salt o ilkeye dayandığı için doğru olduğunun kabul edilmesi olarak açıklanabilir. Bu safsataya “Tanrı vardır, çünkü İncil böyle söylüyor. Nitekim İncil Tanrı tarafından yazılmıştır.” ifadesini örnek gösterebiliriz. Bu örnekte (1) Tanrı’nın var olması, (2) İncil’in böyle söylemesi, (3) İncil’in Tanrı tarafından yazılması iddiaları tek tek irdelendiğinde, aslında hiçbiri birbirini doğru kılmasa da, sanki birbirlerinin desteğiymiş gibi, bir silsile yaratılmıştır, dolayısıyla bu argüman oluşturma sürecinde bir tür kanıtta döngü oluşmuştur.

Yine bu safsataya “Ben yalancı değilim” örneği verilir. Bu örnekte de yalancı olduğunu söyleyen kişinin yalan söyleyip söylemediği, salt bu ifade ile kanıtlanamaz, zira söyleyen yine kendisidir.

Bu safsatada kendi kendini destekleyen bir bağlam ve içerik kabulü vardır, dolayısıyla bu safsatada apriori olarak kabul edilen çerçevenin dışından gelen saldırılara açıktır.

Burada açıkça bir bilinmeyenden başka bir bilinmeyene doğru geliştirilen bir argüman vardır. Bununla birlikte mantıkta bilinmeyenin öncüllüğünde varılan bir diğer bilinmeyenin (ki burada bilinmeyen ile “desteklenmeyen”i kast ediyoruz), önermeler yığınını bir bütün olarak bilinir (desteklenebilir) kılmadığını söyleyemeyiz. Örneğin, şu klasik mantık silsilesinde önermelerin durumu böyledir: “1. Her insan ölümlüdür, 2. Socrates bir insandır, 3. O halde Socrates de bir ölümlüdür.” Buradaki kritik nokta, her bir önermenin doğru olduğunu apriori kabul etmektir, yukarıda da dediğim gibi, “bağlam ve içerik kabulü”dür. Charles S. Peirce ise bunu “çıkarımın kanıtının öncülde olduğunu kabul etmek” olarak yorumlar. Bkz. The Essential Peirce, Volume 1: Selected Philosophical Writings? (1867–1893), Ed. N. Houser – C. Kloesel, Indiana University Press, 1992, s.61-62.

Oscar Wilde’dan (De profundis) güzel bir örnek:

“Dear Friend, a man who has studied law to its highest degree is a brilliant lawyer, for a brilliant lawyer has studied law to its highest degree.”

Faydalı okumalar: 1, 2, 3

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: