Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

Daha önceki Latince sözlüklerle ilgili yapılan yorumdaki hata

Say Yayınları’ndan Çıkan Latince-Türkçe Sözlük’teki Hatalar Anasayfasına dönmek için tıklayınız.

Sözlüğün başındaki Önsöz bölümü (sf.7-8) şu paragrafla başlıyor:

Ülkemizde bugüne dek Latince-Türkçe-Latince bir sözlük bulunmuyordu. Varolan Latince-Türkçe sözlüklerin genelde başka bir dil için hazırlanmaları, yani bu sözlüklerin birer çeviri çalışması olmaları ve yine herhangi bir Türkçe-Latince sözlüğün bulunmaması bizleri böyle bir çalışma yapmaya yöneltti.

Bilimsel bir çalışmada “kaynak vermek” gerekli bir unsurdur, zira bilim kaynağa dayanır. Newton’ın vurguladığı gibi, “devlerin omzundaki cüceler” misali geleceği iyi görmenin yolu geçmişin yüksek tepelerine çıkmaktır. Bir Latince – Türkçe sözlük yazarı da ortaya bilimsel bir çalışma koyduğunu düşünüyorsa, ki bunu düşünmüyorsa onu eleştirmek için bu kadar vakit harcıyor olmamız yersizdir, kaynak sunmalı ve geçmişteki Latince – Türkçe sözlük çalışmaları hakkında bilgi vermelidir. Furkan Akderin’in Latince – Türkçe sözlüğünde bir Kaynakça bulunmadığı için böyle bir bilgiyle karşılaşmıyoruz. Dahası yukarıdaki alıntıda da görebileceğimiz gibi, geçmişteki Latince – Türkçe çevirileriyle ilgili  “hatalı” bir aktarımla karşılaşıyoruz, başka deyişle bilimsel açıdan değerlendirdiğimizde, hatalı ve güdük bir eserle karşılaşmış durumdayız.

İlk cümledeki “Latince – Türkçe – Latince” ifadesinden anlaşılması gerekeni “Latince – Türkçe / Türkçe – Latince” olarak belirlersek (ki yazarın kast ettiği buysa, ” o halde neden böyle dememiş?” diye sorabiliriz), ifade özrüne rağmen haklıdır. İkinci cümleyi irdelediğimizde ise yukarıda bahsettiğimiz bilgi hatası ya da eksikliğiyle karşılaşıyoruz, zira “var olan” -ve yazarın kaynak gösterme gereğini hissetmediği- sözlüklerin “genelde başka bir dil için hazırlan<dıkları> söylenmiş. Buradan ve devamındaki cümleden (“yine herhangi bir Türkçe-Latince sözlüğün bulunmaması bizleri böyle bir çalışma yapmaya yöneltti”) anlıyoruz ki, Furkan Akderin (kendi ifadesinden hareketle) “genelde başka bir dil için hazırlanmış olan yani bir çeviri çalışması olmayan” ilk Latince – Türkçe sözlüğü hazırlamış kişidir. Peki, bu gerçeği yansıtıyor mu?

Hayır yansıtmıyor, çünkü -örneğin- yukarıda resmini gördüğünüz Dr. Sina Kabaağaç ve Erdal Alova tarafından hazırlanmış ve ilk basımı 1995 yılında yapılmış olan sözlük var. Dr. Sina Kabaağaç bu sözlüğün önsözünde yaptığı çalışmanın bir “çeviri” olduğunu söylemiyor, dahası bunun bir çeviri olduğuna dair herhangi bir yazılı belge de görmedim. (Aynı mantıkla Furkan Akderin’in sözlüğü için de “başka bir dil için hazırlanmış bir sözlük” olduğu söylenemez mi?) Bu benim için bir belgedir, neyin belgesi? Bu sözlüğün ilgili yazarlar tarafından hazırlandığının, dahası Dr. Sina Kabaağaç önsözde bu sözlüğün kültür dünyamızdaki yerine ilişkin bilgi veriyor:

Kültür dünyamızın yıllardır derinden hissettiği bir ihtiyaca, belli bir ölçüde de olsa, cevap vereceği düşüncesiyle hazırladığımız bu Latince / Türkçe Sözlük, ülkemizde kendi türünün ilk örneğidir. Bu alanda, bundan önce de bazı çalışmalar yapılmış olmakla birlikte, bunlar, ne yazık ki, tamamlanma aşamasına erişememiştir. Sözünü ettiğimiz bu girişimlerin en önemlisi ve en kayda değer olanı, sayın Faruk Zeki Perek’in, ancak “D” harfine kadar yayımlanabilmiş olan İzahlı Latince / Türkçe Sözlük’üdür. (1: İzahlı Latince / Türkçe Sözlük, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, No:507. İstanbul, İbrahim Horos Basımevi, 1952) Bu itibarla okuyucunun elindeki bu sözlük, bu alanda ilk olmak gibi kıvanç verici bir özelliğe sahip olmanın yanısıra, bu niteliğinden kaynaklanan ağır bir sorumluluk da taşımaktadır. (s.v)

Külliyat tarandığında görülecektir ki, burada anlatılan bilgiler doğrudur. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi’nde Latince öğrenmek için Latin Dili ve Edebiyatı bölümünden ders alan birçok öğrenci için hayatî önem taşımış (hasbelkader benim de Yeditepe Üniversitesi’ndeki birçok öğrencime tanıtıp aldırdığım) iki Latince gramer kitabı da kaleme almış olan Faruk Zeki Perek’in “D” harfine kadar sürmüş olan sözlüğü dışında tek Latince / Türkçe sözlük budur.

Dr. Sina Kabaağaç sözlüğün önsözünde yabancı dillerde yayınlanmış olan Latince sözlüklerden yararlandığını da söyler:

Bu sözlüğün hazırlanmasında, yukarıda sözünü ettiğimiz geleneğin, uzman elemanların ve organizasyonların eseri olan yabancı sözlüklerden büyük ölçüde yararlandık şüphesiz. Ancak, şunu önemle belirtmek gerekir ki, bu yabancı sözlükler, herhangi bir latince sözcüğün, örneğin askerî, hukukî, siyasî, vb. bir kavramın veya terimin, ya da basit bir ağırlık veya uzunluk biriminin karşılığını verdikleri zaman, bunu belli bir dilin ve bu dilin konuşulduğu ülkenin kurumlarına göre yapmaktadırlar. Dolayısıyla, bu karşılıklardan doğrudan doğruya yararlanmak mümkün değildir. (s.v-vi)

Buradan anlaşılan, Dr. Sina Kabaağaç’ın (tabi ki E. Alova ile birlikte) bu sözlüğü başka bir X / Latince sözlükten “doğrudan doğruya” çevirmediği, yabancı kaynaklardan yararlanıp Türkçenin kendi şartlarını göz önünde tutarak özgün bir Latince / Türkçe sözlük hazırladığıdır.

Ayrıca bir hususu daha belirtmek gerekir: -Bir klasik filolog kabul etmese de- ölü bir dilin sözlüğünden bahsediyoruz, dolayısıyla böyle bir dilin sözcük ve sözcük grubu hazinesinde bir değişiklik olmaz, Dr. Sina Kabaağaç’tan aşağıda yapacağım alıntıda da okunabileceği gibi, belli bir  standart belirlendiğinde bütün sözlükler üç aşağı beş yukarı aynı Latince sözcük ve sözcük gruplarını içerir. Alfabedeki harf sırası da değişik olmadığına göre, bir X dili / Latince sözlüğün, Latince sözcük ve sözcük grubu sırası bakımından bir Y dili / Latince sözlükten farkı (X ve Y karşılıklarını -doğal olarak- ayrı tutarsak) neredeyse yoktur. Dolayısıyla elimizde Furkan Akderin’in “Varolan Latince-Türkçe sözlüklerin genelde başka bir dil için hazırlanmaları, yani bu sözlüklerin birer çeviri çalışması olmaları…” ifadesiyle görmezden geldiği (buna bağlı olarak hakkında kasıtlı ya da kasıtsız yanlış bilgilendirme yaptığı) özgün bir Latince / Türkçe sözlük bulunmaktadır.

Tekrar şu ana kadar hazırlanmış olan tek tam Latince / Türkçe sözlüğe ve Dr. Sina Kabaağaç’ın önsözünde belirttiği bazı hususlara dönmek istiyorum. Bu sayede Latince / Türkçe sözlük hazırlamaya girişen herkesin (Türkçeyi iyi bilip, Latinceyi iyi özümsedikten sonra) bilmesi gereken temel unsurları hatırlayabiliriz:

(Dr. Sina Kabaağaç taşıdığı sorumluluğu anlatıyor:) İki noktadan kaynaklanıyor bu sorumluluk. Birincisi,… bir Latince / Türkçe sözlük hazırlama çalışmasına girişirken, literatürümüzde bu tür bir girişimi destekleyecek, daha mükemmel bir sözlük meydana getirmede bize yardımcı olacak herhangi bir yapıtın bulunmamasıdır. İkincisi, sözlük çalışmalarının, geniş bir organizasyonu ve iyi yetişmiş uzman kadroları gerektiren bir iş olmasıdır. Bu alanda büyük ilerlemeler kaydetmiş olan ülkelerin, bu tür organizasyonlardan ve uzmanlaşmış elemanlardan yana sahip oldukları imkânlar göz önüne alınacak olursa, bizim burada üstlendiğimiz işin ne gibi güçlükler arzettiği kolayca anlaşılır. Söz konusu ülkeler, yüzyıllardan beri sürüp gelen bir klasik filoloji ve sözlük geleneğine sahiptirler. Bizde ise, klasik filoloji, bir kurum, daha doğrusu bir bilim dalı olarak ancak Cumhuriyet döneminde teessüs etmiş olup, henüz çok kısa bir geçmişe sahiptir.

Kaldı ki, bu yabancı sözlükleri hazırlayanlar dahi, kendi dilleri, bizim dilimizden farklı olarak, latince gibi Hint-Avrupa dil ailesine mensup olduğu halde, herhangi bir latince sözcüğün karşılığını verebilmek için sık sık kendi dillerinin kurallarını ve yapılarını zorlamak, bu kural ve yapıların dışına çıkmak durumunda kalmışlardır ister istemez.

Öte yandan, burada, sözlüğün hazırlanmasında başvurduğumuz yöntemle ilgili bir noktayı da belirtmekte yarar görüyoruz. Batılı ülkelerde vücuda getirilmiş olan bu türden sözlükler, kapsam bakımından bir ölçü olarak ele alınacak olursa, elinizdeki bu sözlük, orta boy sözlükler kategorisine girebilecek bir sözlüktür. O ülkelerde küçük ve orta boy sözlüklerin yanısıra, bilindiği gibi, Latin dilini en küçük ayrıntılarına kadar içeren ve her sözcüğü latince metinlerden çeşitli alıntılarla açıklayan sözlükler de vardır ki, bunlar büyük boy sözlükler kategorisinde yer alırlar. Bu ülkelerde, küçük ya da orta boydaki sözlükler, geniş kadrolar tarafından uzun yıllar süren çalışmalarla meydana getirilmiş olan büyük sözlüklerden sonra ve onlardan yararlanılarak, daha doğrusu onların özetlenmesi yoluyla ortaya çıkmışlardır. Büyük çapta yatırımlar ve geniş kadrolar gerektiren bu tür sözlüklerin meydana getirilmesine ülkemizin bugünkü koşulları henüz elvermediğinden, biz burada, o ülkelerin başvurduğu yöntemin tersine olarak, orta boydaki bir sözlükten büyük boydaki sözlüklere gitmenin en uygun yol olduğu düşüncesinden yola çıktık. Sonuçta ortaya çıkan bu Latince / Türkçe Sözlük’ün, çok daha mükemmel ve çok daha zengin sözlüklerin meydana getirilmesi işinde, mütevazı bir başlangıç olacağını ve yeni çalışmaları teşvik edeceğini umuyoruz. (s.vii-viii)

Diğer sayfalarda belli bir standardı (örneğin hangi dönem Latincesini kapsadığına ilişkin bilgi) ve kaynakçası olmayıp evrensel kabul edilen dilbilgisi kurallarına özen göstermeyen, birincil ve diğer anlamları birbirine karıştırıp sözcüklerin nereden gelip nereye gittiğini okuyucuya göster(e)meyen ve dolayısıyla sözlükten ziyade internette birçok örneğini bulabileceğimiz türden Sözcük listelerini andıran Furkan Akderin’in Say Yayınları’ndan çıkan Latince Sözlük’ünün Dr. Sina Kabaağaç’ın özlemle aradı “çok daha mükemmel” sözlüklerden olmadığnı göstermeye çalışacağım.

Şüphesiz ki az okunacağım, şüphesiz ki bu sözlük çok satacak. Allah’tan gözümün önüne Nietzsche’nin Ecce Homo‘da “Legor,  legar” yani “Okunuyorum, okunacağım” diyen Schopenhauer’a  kıvançla “Non legor, non legar” yani “Okunmuyorum, okunmayacağım” karşılığını vermesi geliyor.

Reklamlar

One comment on “Daha önceki Latince sözlüklerle ilgili yapılan yorumdaki hata

  1. ahmetbatu2017
    10/01/2018

    ….hep aynı sorun;
    AZ BİLEN CESURDUR, İŞ YAPAR
    ÇOK BİLEN ÇEKİNGENDİR, HAKLI ELEŞTİRİLER YAPAR….

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: