Dr. C. Cengiz Çevik (Klasik Filolog) – Blog

Birtakım filolojik hassasiyetler: Eskiçağ ve günümüze dair kişisel okumalar ::: İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı bölümü, Dr.

Aziz Yardımlı: Bir sonurgu davası

Öztürkçeci sözcük üretim çiftliğinin kimileyin başarılı ürünler verdiği aşikar, hatta bu cümledeki “sözcük” sözcüğünün tarihi 70 yılı bulmamasına rağmen, tarihi 1300’lere kadar giden Arapça kökenli “kelime” sözcüğüyle paralel olarak günlük kullanıma yerleştiği söylenebilir. Demem o ki, uydurulmuş bir sözcüğün kullanıma yerleşmesi, onun başarılı uydurulduğunun göstergesidir. Türkçede uyduruluşunu beğendiğim bu tür sözcükler var, soğutma işlevi yanında içinde buz da bulunduran alet için “buzdolabı”, düzenli olarak hareket eden / gezen gök cismi için “gezegen” sözcüklerinin uydurulması yerinde gibi görünüyor. Ancak çoğun felsefe, mantık, fizik, astronomi gibi alanlarda karşıma çıkan uyduruk terimler, kullanımdaki ideolojik iğretilikleri bir yana, gerekli anlamı vermeleri konusunda yarattıkları sıkıntı bakımından da insanın canını sıkabiliyor.

Sonurgu terimi de bunlardan biri.

Bu terimi Newton’ın Principia Mathematica’sının küçük bir bölümünün çevrildiği bir eserde (Newton, Principia. Doğal Felsefenin Matematiksel İlkeleri [Seçmeler], Çev. Aziz Yardımlı, İdea 1998) bir kez daha görünce bunu yazayım dedim. Hoş, eserin adı konusunda bile sorun çıkarılabilir, zira “Philosophia Naturalis” “Doğa felsefesi” mi, yoksa “Doğal Felsefe” olarak mı çevrilmeli? Bana kalırsa “Doğa felsefesi” denmelidir, zira “naturalis” sadece (“yapay”ın tersi olarak) “doğal” değil, aynı zamanda “doğaya özgü” anlamını da taşır. Demem o ki, “Philosophia Naturalis” dendiği zaman, akla gelmesi gereken “yapay olmayan felsefe” değil, felsefenin “doğaya ilişkin fikirleri, kanıtlamaları, kuşkuları vs. barındıran” türüdür. Aynı şekilde Plinius’un “Doğa Tarihi” olarak Türkçeleştirdiğimiz Naturalis Historia adlı eserini “Doğal Tarih” olarak çevirirsek, bundan ne anlarsınız? Tarihin doğallığını mı, yoksa içinde doğaya ilişkin fikirlerin bulunduğu (dünyanın ya da evrenin oluşumu, göksel küreler sistemi, toprağın yapısı, yeryüzündeki su kaynakları vs.) bir tarih eserini mi? Seneca’nın Naturales Quaestiones‘i de (naturales, naturalis‘in çoğuludur) “Doğal Araştırmalar” mı, yoksa “Doğa Araştırmaları” ya da “Doğayla ilgili Araştırmalar” olarak mı düşünmeliyiz? Bu örneklerde hep ikincileri tercih etmemiz gerektiği aşikar.

Bunu geçip tekrar sonurgu‘ya geleyim. Yukarıda bahsettiğim Türkçe çeviride, corollarium terimi için sonurgu terimi kullanılmış. Corollarium‘un kökenine baktığımızda, ilkin karşımıza “küçük taç” anlamındaki corolla ismi çıkar. Romalılar ilkin “çiçek çelengi için ödenen para”ya corollarium demiş (örneğin bkz. Varro, De Lingua Latina 5; 178; Plinius, Naturalis Historia 21.2.3; 5). Ancak “bahşiş, hediye” gibi anlamlarda da kullanılan bu isim, daha sonra anlam genişlemesine uğrayarak felsefe ve mantıkta “sunulan önerme ya da yasalardan çıkan mantıksal / doğal sonuç” anlamında da kullanılmıştır. Örneğin Boethius’un Consolatio‘sunda bu anlamdadır (3, pros. 10; 4, 3). Dolayısıyla Newton’ın yukarıdaki bahsettiğim eserinde de aynı anlamda kullanıldığı için, ona “sonurgu” gibi yeni bir terim uydurmaktansa “doğal sonuç” ya da sadece “sonuç” demek yeterlidir.

Bununla birlikte yukarıda bahsettiğim çevirinin corollarium‘u da ilgilendiren başka bir sorunu var.

Newton eserinde, birinci kitaptan önce “Tanımlar” (Definitiones) ve “Aksiyomlar ya da Hareket Yasaları” (Axiomata sive Leges Motus) başlıkları altında iki bölüme yer vermiş, başlıklara bakarak içeriğinin ne olduğunu bilebilirsiniz. Gerçi bahsettiğim Türkçe çevirisinde ikinci bölümün başlığı şöyle: “Devim Belitleri ya da Yasaları” Yani çevirmen (Aziz Yardımlı) Axioma için “Belit”, Motus için “Devim” terimini kullanmış (eser boyunca da böyle), oysa biz “doğruluğu ispatsız olarak kabul edilen önerme” anlamında aksiyom terimini zaten kullanıyoruz, dahası Latince motus yaygınlıkla ve zorlanmadan anlayarak kullandığımız üzere “hareket” olarak Türkçeleştirilmelidir, “devim” gibi yeni bir terim uydurmaya gerek yoktur. Dahası, Türkçede -im yapım eki ekseriyetle fiil kökü (-mek, -mak öncesi) sonuna gelir, yapım, çekim, gidim, gelim, edim, içim, seçim ve devinim gibi. Motus için -morfolojik ve semantik açıdan- terimini andıran (ki bu terimi de, dönüş gerçekleştirdiği için re– önekinden türemiş olan revolutio terimi için kullanırız) “devim” terimi türetilemez, zira her şeyden önce devmek diye bir fiil yoktur (ama devinmek diye bir fiil olduğu için, devinme eylemini anlatan devinim terimi türetilebilmiştir).

Aziz Yardımlı’nın çevirisinde, yukarıda bahsettiğim Aksiyomlar bölümünde üçüncü yasanın sonunda bir problem var. Newton şöyle diyor: “Obtinet etiam haec lex in attractionibus, ut in scholio proximo probabitur.” Aziz Yardımlı şöyle çevirmiş bu cümleyi: “Bu yasa sonraki Sonurguda tanıtlanabileceği gibi çekimlerde de yer alır.”

Yardımlı’nın “sonraki sonurgu” dediği ifade “scholium proximum” yani “sonraki açıklayıcı not” ya da “sonraki yorum”dur (Oxford English Dictionary’deki scholium maddesinde şöyle yazıyor: “An explanatory note or comment; spec. an ancient exegetical note or comment upon a passage in a Greek or Latin author.” Ben kendi Latinceden çevirimde “Açıklayıcı yorum” olarak Türkçeleştiriyorum.), söz konusu yasalardan sonra 6 adet Corollarium geldiği için, Yardımlı söz konusu yasanın (Lex III) sonurgu olarak çevirdiği sonraki corollarium‘da “tanıtlanacağını” söylüyor. Oysa Newton yukarıda da görülebileceği gibi, corollarium‘da değil, scholium‘da bu tanıtlamanın yapılacağını söylüyor. Söz konusu scholium da, 6. corollarium’un sonunda yani o bölümün tam sonunda yer alıyor:

Başka deyişle, Yardımlı corollarium için rahatsız edici sonurgu terimini kullanmakla kalmamış, aynı zamanda burada corollarium ile scholium‘u birbirine karıştırmış. Mesele bununla da bitmiyor aslında, zira Yardımlı’yı buradaki hatasından ötürü Newton’ın metnini Latincesinden çevirmemekle suçlayabilirdim belki ama buna gerek de yok çünkü yaygın kullanılan İngilizce çevirilerinde de söz konusu cümle, burada bahsettiğim gibi çevrilmiş:

Dahası da var, Yardımlı Tanımlar bölümünün sonunda yer alan Scholium‘u “Not” olarak çevirmiş, yani oradaki Scholium‘u “Not”, buradaki Scholium‘u “Sonurgu” yapmış.

Ben problemin sonurgu’da olduğunu düşünüyorum, insanı rahatsız ediyor, kafasını karıştırıyor, insana ne diyeceğini şaşırttırıyor. En iyisi bu sözcüğü hiç kullanmamak, yine en iyisi kaavenin yanında hiçbir şey yememek, gerçekten tadını almayı istemek. Bu serin yaz akşamında böyle düşünüyorum. Quod erat demonstrandum.

2 comments on “Aziz Yardımlı: Bir sonurgu davası

  1. Oğuzhan
    04/01/2017

    Merhaba, bu yazıdaki eleştirilerinize anahatlarıyla katılmakla birlikte bir maddi hatayı nacizane düzeltmek isterim:

    “Devmek” kelimesi Aziz Yardımlı’nın uydurduğu bir kelime değil, sözgelimi Arda Denkel hoca da kullanırdı. Birçok felsefeci hareket yerine öz Türkçe bir karşılık kullanmak isterken “devinmek” kelimesini kullanıyor, fakat bu hatalı bir kullanımdır. Zira devinmek kelimesindeki -(i)n eki, eyleyicinin eylemi kendine döndürmesi anlamında yapım ekidir. Dolayısıyla gerçekten de eylemin adı “devmek”, 1. tekil kişiye dönüşlü hali “devinmek”, bunların ilgili ad halleri de “devim” ve “devinim” olur. Aynı soymak-soyunmak, almak-alınmak, görmek-görünmek gibi. Dolayısıyla devinim yerine devim kullanan yazarlar aslında öz Türkçe kullanmak isteyip de galat-ı meşhura düşmeyen yazarlar. Tabii ki sözgelimi kendi kendini hareket ettiren bir tözden bahsettiğimiz takdirde ortada sahiden “devinim” vardır

    Yukarıdası bir yana, dilbilgisel olarak doğru olsa dahi, “devim” de “sonurgu” gibi kafa karıştıran, anlamsız, gereksiz bir tercih gibi geliyor bana o ayrı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: