Dr. C. Cengiz Çevik – Blog

KLASİK FİLOLOG

Monthly Archives: Ekim 2008

“Az felsefe dinsiz yeterli felsefe ise dindar eder”

Immanuel Kant, Allgemeine naturgeschichte und theorie des himmels adlı eserini yazdığı 1755 tarihi genelde Kant araştırmacılarına göre filozofun üç bölüme ayrılan yaşam/düşün evrelerinden ikincisi yani dogmacılığa karşı olduğunu belirtmek için … Okumaya devam et

31/10/2008 · Yorum bırakın

Bedenin Modifikasyonu

Praefatio, giriş, sunuş vs. yazısı yazmayı hiç sevmem ama okumaya bayılırım. Mike Featherstone‘un Body Modification‘ını okuyun google books’tan ( http://books.google.com/books?id=igkkpjmjcbsc), giriş yazısı da sağlamdır. İnsanların dövmeydi, piercingdi derken Robocop’ları, Blade … Okumaya devam et

31/10/2008 · Yorum bırakın

İsmail Ersevim, Mit (Mitos-Myth) Üzerine…

Prof. Dr. İsmail Ersevim, Faust’a Psikanalitik Bir Bakış’tan (Mitolojik-Antropolojik Yaklaşım) M i t (Mitos – Myth), psikodinamik anlamda, sıradışı ve olağanüs­tü öyküler, masallar olarak ifade edilen, fakat aslında bilinçötesi arzu … Okumaya devam et

27/10/2008 · Yorum bırakın

Antikite’de Mektup Konusuna Giriş

Michael B. Trapp, “Greek And Latin Letters” adlı eserinde Yunan ve Roma literatüründeki mektupları başta gerçekliklerine göre ikiye ayırıyor: 1) Gerçek mektuplar (real); 2) Hayali/kurgu mektuplar (fictitious). Trapp bu ayrımını … Okumaya devam et

24/10/2008 · Yorum bırakın

Quintilianus, Institutio Oratoria X.31-33.’den

Tarih de hatibi bereketiyle ve tatlı özsuyuyla besleyebilir. Kuşkusuz tarih bu yüzden okunmalıdır, ancak birçok niteliğinin hatip için sakınılası olduğunu da bilelim. Gerçekten de tarih, şairlere çok uygundur hatta bir … Okumaya devam et

23/10/2008 · 1 Yorum

Ira furor brevis est

Hayatımın çeşitli evrelerinde deneyimlemek buna mukabil sorgulamak zorunda kaldığım bir deyim. Haliyle ira‘nın, furor‘a dönüşümü insanın kendisi için, ancak deneyimlemişse, manalıdır; dışarıdan bakıldığında her zaman öfkeye karşı insanların bir tepkisi, … Okumaya devam et

22/10/2008 · Yorum bırakın

Savaş sonsuz bir gerçektir

Kendime bakmadan genele yayamam, kendimden taşmadan genele uzanamam. “Barış sonsuz bir hayaldir” önermesinin içine serpiştirdiğim bir tohum vardı, “savaş tohumu” – “paraçalanma sürecine alışma, dahası artık bunu hakikatin kendisi olarak … Okumaya devam et

13/10/2008 · 1 Yorum

Barış sonsuz bir hayaldir

[şuradan gelin: http://books.google.com/…s?id=qwoyt424xzmc&pg=pa141 ] Siyaset hanenizde şu üç büyük kelime terimleşmişse, dünyanın en faşist olmayan romantiğini getirseniz yine de “ideolojinin kırbaçladığı, kırbaçlandıkça da bundan haz duymaya başlayan adam” olmaktan öteye gidemeyecektir: Barış, sonsuz ve hayal. … Okumaya devam et

12/10/2008 · 1 Yorum

En büyük günah

Bazen içinizden gelir bazen içinizden taşar, tıpkı “en büyük günah” kavramının insan için içerdiği mana gibi: Kimi zaman insani tutkular bütününe cuk diye uyar, kimi zaman da ondan taşarak bir … Okumaya devam et

11/10/2008 · Yorum bırakın

Nietzsche, savaş, ahlak, din, Marx, Proudhon ve en nihayetinde İdealizm

Hakkında güdük yazılar yazmaya meraklı olanlar, sağdan soldan edindikleri hap bilgileri “o şöyle diyor” “bu böyle diyor” diye ortaya atmaya bayılıyor. En nihayetinde bu “pos bıyıklı”yla alakalı olarak kaynaksız konuşmaktansa … Okumaya devam et

08/10/2008 · Yorum bırakın